NEVZAT ELÇİ's profileNEVZAT ELÇİ'nin ALANIPhotosBlogListsMore Tools Help

NEVZAT ELÇİ'nin ALANI

NEVZAT ELÇİ

Occupation
Location
Interests
Doğa tutkunu tefekkür aşığı

Feed

The owner hasn't specified a feed for this module yet.
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
DEĞERLİ ARKADAŞIM MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLAR SAĞLIK MUTLULUK VE BAŞARILAR DİLERİM SEVGİ VE SAYGILARIMLA HAYIRLI GECELERKırmızı gül
Sept. 20
sizinle tanışmaktan mutluluk duyacağım
Sept. 3

cengizhan                  

  

Apr. 2
Mar. 15
ali sönmezwrote:

G E L

avatar19994_19 
 
                                

 

         Image         
           Sonbaharın hüzünü dolmuş içine
      Rüzğârla yapraklar uçuşurken GEL
      Bırak acıları kendi yerine
      Yapraklar sarıya dönüşürken GEL..
 
 
            Image
                 Zaman neresidir? İnan farketmez
                 Sonsuza gidenler bir daha dönmez
                 Kurur gözyaşların, kimseler görmez
                 Gündüzler geceyle buluşurken GEL..
 Image
 
     Yüreğine sinmiş çaresizliğin
     İçine düşmüşsen o sessizliğin
     Onca dost içinde kimsesiliğin
     Kalbinde yarası oluşurken GEL..
     Image
                  Dönüşü olmayan yollarda isen
                  Meyvasız ağaçlar, dallarda isen
                  Artık sona gelmiş yıllarda isen
                  Saçlarına aklar koşuşurken GEL..
            Image
 
     Onur etme yeter aşkın hıncını
     Saklama içinde onca acını
     Yemişsen feleğin o kırbacını
     Acılar tenini bölüşürken GEL...
 
 
     Ali SÖNMEZ
Mar. 8

   

Filistine Yardım İçin TıklayınHaftalık Ziyaretçi SayısıKimler ÇevrimiçiDinler 50 Toplist - Siteni Ekle Ziyaretcin ArtsinToplam Ziyaretçi SayasıŞönil Kumaş Üretimi YapılırKüpeşte Merdivenler YapılırKüpeşte Merdivenler Yapılır 
Feb. 5
λŋqεℓ .wrote:

 

 

Image Hosted by ImageShack.us
Ölü deniz de bitmeyen sızı
Tüm benliğime hakim sevdam!
Ağlıyor bir dağın eteğinde,
Şimdilerde..
Sürgüne verdim istemesem de,
Düşüncelerimin ağırlığı katilim oluyor, Eziliyorum..
Sebebim olan yaşantılarsa,
Elini kolunu sallaya sallaya
Hakim oluyor dünyama,
Eksik bir yanım öylesine,
Yarım bir şey var;
İçimde bir yerlerde,
Boş yolları arşınlıyorum
Her gün..
Kaç bin kez geziyorum aynı sokakları Bilmiyorum..
Sokak aralarına emanet bırakıyorum
Sevdamı..
Nasır bağlamış ayaklarıma teslim ediyorum Rotamı..
Çünkü bilmiyorum artık nereye gideceğimi,
Adresi çoktan silinmiş bir sevdayı arıyorum Sanki..
Son durağım neresi?
Bitmeyecek bu hüzün farkındayım.
Sadece..
Ölü bir denizde boğmaya çalışmak
Benim kisi… 
 

 Anqel

 

Jan. 20
ecidalwrote:
Kuran-i Kerim'de Yahudi ve Hiristiyanlarin bâtil iddialarina çok veciz ve susturucu cevaplar vardir. iste bunlardan bazilari:
Yahudiler cennetin kendilerine has oldugunu iddia ediyorlar. Kur'ân onlara söyle cevap veriyor: "
De ki: Ahiret yurdu diger insanlara ait olmayip Allah tarafindan size has kilinmis ise, ölümü isteyiniz. Fakat onlar ellerinin yaptiklarindan dolayi (yani günâhlari sebebiyle) ölümü asla istemeyeceklerdir. Allah zâlimleri bilendir." (Bakara, 94-95)
Gerçekten de peygamber katili olan bu hain millet, bütün milletler içerisinde hayat sevgisi ve ölüm korkusuyla en meshur olanidir.
Yahudi ve Hristiyanlar kendilerini Allah'in seçkin kullari olarak görürler. Kur'ân onlarin bu bâtil iddialarini söyle cevaplandiriyor
:
" De ki: O halde günâhlarinizdan dolayi Allah size niye azap ediyor?" (Mâide, 18)
Yahudi ve Hiristiyanlar "Hz. Ibrahim bizdendi'' iddiasindalar. Kur'ân onlari söyle susturuyor:
"Ey ehl-i kitab! ibrahim hakkinda niçin çekisiyorsunuz? Halbuki hem Tevrat, hem Incil ondan sonra indi. Aklinizi kullanmiyor musu- nuz?" (Âli imrân, 65).
Hiristiyanlar, Hz. Isa'nin babasiz dünyaya gönderilmesini yanlis degerlendirmisler. O'nu ve annesi Meryem'i ilâh kabul etmislerdir. Kur'ân ise meseleyi su sekilde açikliga kavusturuyor:
"Allah katinda Isa'nin hali Âdemin hâli gibidir. A1Iah O'nu (Âdem'i) topraktan yaratti. Sonra "OL" dedi ve olu verdi." (Âli imrân 59).
Yâni, Hz. Isa'nin babasiz dünyaya gelmesini anlamak aklin almayacagi birsey degildir. Allah diledigi gibi yaratir. Nitekim ilk insan olan Hz. Âdem'i hem babasiz, hem de annesiz bir sekilde topraktan yaratmis, sonra da "OL" emriyle O'na ruh üflemistir.
Annesiz - babasiz yaratilan Hz. Âdem'in ilâh olmasi gerekmedigi gibi, babasiz yaratilan Hz. Isa'nin da iIâh olmasi gerekmez.
Hz. Isa'nin daha dünyaya yeni geldigi sirada bir mucize olarak konusmasi ve ilk cümle olarak "Muhakkak ki ben Allah'in (C.C.) kuluyum" demesi de çok mânidardir. (Meryem, 30) Yâni Hz. Isa ileride kendine ilâh diyecek olan Hiristiyanlari, söyledigi ilk sözlerle reddetmektedir. Evet O hâsâ ibnullah degil Abdullahtir. Yâni, Allah'in oglu degil, Allah'in kuludur. 
  Kiyâmet günü peygamberleri huzuruna toplandiginda, Allah sorar "Ey Meryemoglu Isâ! Insanlara 'Beni ve annemi Allah'tan baska ilâhlar edinin' diyen sen misin?" Isâ der ki: "Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Hak olmayan birseyi ben söyleyemem. Eger söylemissem Sen zâten onu bilirsin. Sen benim gönlümde olani bilirsin: ben ise Senin aciklamadigin seyi bilemem. Muhakkak ki görünmeyenleri ve gizli olan seyleri hakkiyla bilen ancak Sensin. (Maíde- l16)

                                                                  Bakara Suresi(165)
İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da ona ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah'ın olduğunu ve Allah'ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi.


                                                               Bakara Suresi(177)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.


                                                          Maide Suresi(18)
(Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgili kullarıyız" dediler. De ki: "Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de onun yarattıklarından bir beşersiniz." (Allah) dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların da hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş de ancak onadır.


Meryem Suresi(96)
İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.


Rum Suresi(21)
Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.


Mümtehine Suresi(1)
Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah'a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz. Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa mutlaka doğru yoldan sapmıştır.


Mümtehine Suresi(7)
Ola ki Allah sizinle, içlerinden düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi (ve yakınlık) koyar. Allah hakkıyla gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.


Adiyat Suresi(8)
Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.                                                            ALLAH A EMANET OL SELAM VE DUA ILE

Jan. 18
Adsızwrote:



YA RAB..! 
SEN HERŞEYE GADİRSİN...BU GECE HÜRMETİNE İSLAMI MUZAFFER EYLE..

ELLERİNİ KANLA YIKAYAN AMERİKA VE İSRAİL DEVLETİNİ HELAK EYLE...

ONLARKİ MASUM YÜREKLERİ PARÇALAMIŞ,ONLARKİ KANA DOYMAMIŞ..

ANA DEMEMİŞ,ÇOCUK DEMEMİŞ KATLETMEKTEN ZEVK ALMIŞ..

MAZLUMLARIN AHINI YANLARINA BIRAKMA... BIRAKMA ALLAH'IM...  ..

YA RAB..!

ZULME UĞRAYAN KARDEŞLERİMİZE YARDIM EYLE...

ACILARINI DİNDİR..

YARALI YÜREKLERE  DAYANMAK İÇİN GÜÇ KUVVET İHSAN EYLE..
 
BU GECE HAKKA YAKARAN GÖNÜLLER UZANA YÜCE MEVLAYA GÖZYAŞI  DUALARLA...

BİRLEŞSİN İMANLI GÖNÜLLER...

EFENDİMİZLE S.A.V. BİRLİKTE HAKKA ARZ OLUNSUN  KARDEŞLERİMİZİN HALİ,

ARZ OLUNSUN ZALİMLERİN ŞERRİ...İSTEK OLSUN ;


YA RAB..!! 


YA RAB..!


 DİYEREK GÖZYAŞI OLSUN ...
 
YAKARIŞ OLSUN..
.

VARIŞ OLSUN...


KAVUŞMA OLSUN..


.BÜTÜN MÜMİNLERİN BİRLEŞTİĞİ GECE OLSUN İNŞALLAH...

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN...
Jan. 16
BHRwrote:
http://img66.imageshack.us/img66/1430/om7xiypjff6.gif
Imagen
 
 
 

MERHABA ARKADAŞIM

SANA VE SEVDİKLERİNE

MUTLU KEYİFLİ BİR PAZAR GÜNÜ DİLERİM

HAYIRLI GÜNLER...

ALLAHA EMANET OL...

TEKRARDAN GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE...

BYES




HELLO MY LOVELY FRİEND

"HAPPY SUNDAY"

....WITH LOVE...SENİ SEVİYORUM...JET AİME...

KISSES YOU


 

°♥°◦TATLI BELA◦°♥°◦BHR◦°♥°◦

zuENBRxxtw1.gif yatri picture by dcbinod 
Jan. 11
HAYIRLI GECELER .GÜZEL BİR  HAFTA SONU OLSUN .SAĞLIK VE HUZURLA.
HERŞEY GÖNLÜNÜZDEKİ GİBİ OLUR İNŞALLAH. A.E.OLUN..
BENİ SEVEN BÜYÜKLERİM . KAPIDAN KOVSANIZ .BACADAN GELİRİM..
SİZ DEĞERLİ BÜYÜKLERİMİN BİLGİLERİNİ .GÖRÜŞLERİNİ TAKİP EDİYORUM .
BİLİYORUM SİZLERDE BİZ KÜÇÜKLERE  ÇOK ÖNEM VERİYORSUNUZ. ALLAH RAZI
OLSUN
Jan. 9
ecidalwrote:
Seni kaybettik bebek; insanlığımızı kaybettik…

O emzikten acıyı emdin çoğu zaman…

Şimdi senin için kurtuluş vakti…

Biz kendimize acıyalım bebek…

Bilmem kaç milyarlık İslam âlemi (!) senin başını okşayamadı… Vicdanlar sükût etti…

Kefenlediğimiz senin minicik vücudun değil ruhlarımızdı.

Ruhlarımızı gömdük toprağa…

Arkandan ağıtlar yaktık, dualar ettik; ama aslında yaptığımız sadece nefsi tatminden öte bir şey değildi.

Kendimizce bir şeyler yapıyoruz gösterişiydi belki de yapılan her şey…

Bak, işin edebiyatını güzel yaptık; güzel şiirler yazdık, marşlar okuduk…

Gönderdiklerimiz kefen paran mıydı bebek?

Seni yaşatamadık bari kefen paranı göndererek vicdanımızı susturalım düşüncesi mi bağladı ellerimizi ayaklarımızı?

Sen, gülen herkese gülerdin bebek…

Bilmezdin şiddeti, acıyı ve kötülüğü…

Büyükler ne kadar da kötüymüş bebek…

Bir kez daha insanlığın sükûtunu gördük sende…

Sana bedenimizi kurban edemedik bebek…

Sen kurban oldun bizim için…

Yeni bebekler ölmesin, çocuklar annesiz babasız kalmasın için miydi kurban oluşun?

300 yüzyıllık uykunun sabahında kılınacak namazın abdesti senin kanınla mı alınacaktı?

Erken gittin bebek…

Belki de biz çok geç kaldık…

Şimdi sen en güzel bahçelerde dolaşıyorsun…

Biz ne mi yapıyoruz bebek?

Geride kalanlar ne mi yapıyor?

İnsanlığımızı arıyoruz bebek, Filistin’de bir kez daha kaybettiğimiz insanlığımızı                                                         
HaLa Küçük ßir Kız Çocuğuyum
HaLa Yüksék Sésé KırıLır , KoLumu Sértçé Tutarsan AğLarım
ßana PahaLı ŞéyLér ALma ELma Şékériné ßayıLırım
Né OLur Tut ELLérimi,YaLnızLıktan Korkarım
Çok Canım Acıyor SöyLé Géçér Mi?
Né Kadar ßüyüméLiyim ?
Uyusam ßitér Mi?
ßu GözyaşLarı ßaLıkLara Yétér Mi?
Küçük Dünyam ßu Sarsıntıya Dirénir Mi?
Jan. 8
Önderwrote:

Derin bir uykunun sonunda vuslatını beklerken gün, kış sağanağını etrafımıza serpiştirdi. Seninde etrafında sevgi tomurcukları patlasın ve her daim sevgi dolu günleri sevdaseli yoğunluğunda yaşayasın. Sevdaseli sağanağında sırılsıklam olman temennisiyle mutlu günler.

Jan. 3
ecidalwrote:

ALLAHI BIRAKIP ARZULADİKLARINA UYARLAR

Kasas Suresi  50 Bunun üzerine sana cevap veremezlerse bil ki, onlar sadece iğreti arzularına uyuyorlar. Allah'tan bir kılavuzluk olmaksızın, kendi arzularına uyandan daha sapık kim vardır! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

AYETLER İLİM SAHİPLERİ İÇİN AÇIKTIR ZALİMLER ONU ÖRTER GİZLER
    Ankebut Suresi  49 Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüsleri içinde ayan-beyan ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi, zalimlerden başka kimse inkâr/ÖRTMEZ/ etmez.

GERÇEGİ KABUL ETMEZLER(YALANLARLAR)

Ankebut Suresi  68 Yalan düzüp Allah'a iftira eden, yahut kendisine geldiği zaman hakkı yalanlayan kişiden daha zalim kim vardır? Cehennemde değil midir kâfirlerin barınağı?

AYETLERDEN YÜZ ÇEVİRİRLER
   Secde Suresi  22 Rabbinin ayetleri kendilerine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim vardır? Suçlulardan mutlaka intikam alacağız biz!

       BARİŞTA VE İYİ İŞLERDE OLMADILAR
Fatır Suresi  37 Feryat edip dururlar orada: "Rabbimiz, çıkar bizi de önceden yaptığımızdan başka şey yapalım. Barışa ve hayra yönelik iyi bir iş yapalım." Sizi biz, öğüt alanın öğüt alacağı bir süre ömürlendirmedik mi? Uyarıcı da geldi size. Hadi, tadın bakalım azabı! zalimler için hiçbir yardımcı yok artık.
Şura Suresi  22 Kazandıkları, tepelerine inerken o zalimlerin korkudan titrediklerini göreceksin. İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlarsa cennetlerin bahçelerindedir. Rableri katında kendileri için, diledikleri herşey vardır. İşte budur o büyük    lütuf
                                  
ZALİMLERİN SONU

Kehf Suresi  29 Ve de ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen inansın, dileyen inkâr etsin." Biz, zalimler için öyle bir ateş hazırladık ki, çadırı/duvarı/dumanı onları çepeçevre kuşatmıştır. Eğer yardım dileseler, erimiş maden gibi yüzleri pişiren bir su ile yardımlarına koşulur. O ne kötü içecek, o ne kötü sığınak/dayanak! 

ALLAH ZALİMLERE ZAMAN TANIYOR

İbrahim Suresi  42 Sakın, Allah'ı, zalimlerin yapmakta olduğundan habersiz sanma. O, onları, gözlerin korkudan donup kalacağı bir güne erteliyor,  hepsi  bu.                                                                                                                         SELAM VE DUA ILE ALLAH A EMANET   OL           

Jan. 1
ahmed akwrote:
 
Bayramı siz de böyle mi anlıyorsunuz?

 
Konuyu daha net anlamak için sıkça verdiğimiz bir misalle bakalım bayram anlayışımıza isterseniz.

Efendim, maneviyat büyüklerinden biri yatsı namazından sonra caminin avlusuna çıkıp herkese elini uzatarak, "Bayramım mübarek olsun!" diye tokalaşıyormuş. Kendisini ikaz etmek istemişler:

- Efendi demişler, bayrama daha çok var, bekle de, bayram gelince bayramlaş! "- Hayır, demiş büyük zat. Benim bayramım bugün. Çünkü demiş, bugün ben günah işlemedim. Günah işlemediğim gün benim bayram günümdür!"

İşte size gerçek manada bir bayram anlayışı. Bundan dolayıdır ki, bilhassa bayram günlerinde günaha maruz kalmamaya özel bir dikkat gösterilir. Çünkü günah işlenen gün bayram olmaktan çıkar, günahlı gün haline gelir. Sakın "Bayram günü de günah işlenir mi?" demeyesiniz. Asıl günahlar bayram günlerinde işlenir. Hem de bunlara bayram günahları adı verilir. Nasıl mı işlenir bayram günahları? Arz edeyim bayram günahları nasıl işlenir, bayramı bayram olmaktan nasıl çıkarır?

-Böylesine özel ve güzel günde çocukları sevindirmezseniz, akraba ve komşuları ziyaret edip bayramlaşarak kalb ve gönüllerini kazanmazsanız, imkanlarınızdan ihtiyaç içinde inleyenlere ulaştırmazsanız, özellikle kestiğimiz kurbanlarımızdaki komşu hisselerini mutlaka ayırıp da bir an evvel onlara yetiştirmeye gayret göstermezseniz... bunca ihmal ve ilgisizlikleriniz bayram günahı olarak yetip de artar bile size. Halbuki bizler çevremize ulaştırdığımız kurban hisseleriyle bayramın özellik ve güzelliğini hep birlikte paylaşacak, ikramımızdan mahrum tek ihtiyaç sahibi komşu bırakmayacaktık.. Denebilir ki:

- Kestiğimiz kurbanın eti budu nedir ki, bize de bir buttan başkası kalmıyor zaten!.

Eğer öyle ise tebrik ederiz sizi, bir buttan başkası da kalmamalıdır zaten. Nitekim bir bayram günü Efendimiz (sas) Aişe validemize soruyor: - Kurbanın etini dağıttınız mı?

"- Hem de öylesine dağıttık ki, bize bir buttan başkası kalmadı!" cevabını alınca çok memnun oluyor da diyor ki:

- Desene ey Aişe, bir buttan başka hepsi de bize kaldı!. Çünkü bizimle gidecek olan ellerimizle dağıttıklarımızdır. Ne kadarını konu komşuya dağıtmışsak o kadarı bize kalmış demektir. Bizimle o dağıttıklarımız gidecektir.

Onun için atasözü haline getirmişiz yardım anlayışımızı da demişiz ki:

- Ne verirsen elinle, o gider seninle! Demek ki elinle komşuya verdiğin kurban eti seninle gider ahirete. Vermediğin elbette gitmez seninle.

Bu itibarla kurbanda ilk işimiz, komşularımızın hisselerini ayırıp hemen göndermek olmalı, onlardan önce et yemeyi de pek uygun bulmamalı, onlarla birlikte yemeyi tercih etmeliyiz. İsterseniz bir de bunun eşsiz örneğini görelim Efendimiz'in muhteşem uygulamasından. Bir bayram sabahı hazırlanmış olan kurban etinden Efendimiz'in önüne erkenden getirip buyur ederler. Tereddütle bakar sofradaki ete. Sonra şöyle sorar:

" - Komşularımız da şu anda et yemeye başladılar mı?"

"- Hayır, derler. Önce sizin için hazırladık. Herkesten önce siz tadasınız, sonra onlara sıra gelsin, diye düşündük!." Der ki:

"- Komşularının yemediğini yiyen, giymediğini giyenlerden olmak istemem. Onların boğazından geçmeyen et bizim de boğazımızdan geçmez!. Götürün bu eti, onların bacalarından et pişirdiklerini gösteren dumanların yükseldiği sırada getirin benim önüme!."

Evet, İslam bizi konu komşu ile böylesine ortak yaşatır. Onların boğazından geçmeyen et bizim de boğazımızdan geçmez aslında. Komşularımızın mahrumiyetini düşünmeden, hisselerini göndermeden tek başımıza yaşayacağımız bayram, bize bayram günahları olarak yetip de artar bile.

İbretle okuduğunuz bu örneklerden sonra yazımızın başındaki soruyu bir daha sorabilir miyiz? Sorabilirsin, diyorsanız buyurun başlığı birlikte bir daha okuyalım:

-Bayramı siz de böyle mi anlıyorsunuz?

Günahsız bayramlar dileğimle efendim.


AHMED ŞAHİN
selam ve dua ile ABİM
Dec. 11
Önderwrote:
MUTLU BAYRAMLAR
Dec. 10

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic




Image and video hosting by TinyPic


Yüreğimde yeşerdi yeşildi sevgiler
Kara gecelerin gamlarına yenildiler
Yalnızlık yalın şimdi sevgiler zorda
Açtı hüzün çiçekleri, solmaz bilirler.

Image and video hosting by TinyPic
Bir ömür geçiyor nice istasyonlardan
Zaman kement attı dörtnala koşuyor
Yalnızlık akşamlarına karıştı sırlar
Açtı hüzün çiçekleri, solmaz bilirler.
Image and video hosting by TinyPic

Yıldızlar tanelerce çiçekti birden soldu
Siyahî tarlasında hepsi birden yok oldu
Seyretmek güzeldi, dolunaydı akşamlar
Açtı hüzün çiçekleri solmaz bilirler.
Image and video hosting by TinyPic

Yağmurlar mı suladı, ırmaklar taştı
Pınarlar mı besledi, hep yolun şaştı
Karlar mı tazeledi, karakıştan kaldı
Şu hüzün çiçekleri nerden beslendi?
Image and video hosting by TinyPic




Image and video hosting by TinyPic




Nov. 28
Nov. 27
Adsızwrote:


Hakikatli Sözler

Cahil kalmayin;cahil olan hic bir sey
bilmez,bilgisizlik de insanin sonu olur.Nasil ki
araba kullanmasini bilmeyen arabayi devirirse
ayni sekilde dini bilmeyenler de ibadetlerinde
cesitli sıkıntilara ducar olurlar.


Gavs Abdülhakim Bilvanisi (k s )



"Siz niyetinizi Allah için güzel yapın.Her işiniz güzel olur...Kulun güzel niyetini Allah bilsin yeter..."
Gavs-ı Sani (k.s)



ÖLMEYİ İSTEMEDİĞİN DURUMDA VE HALDE OLMA.
ŞAH-I NAKŞİBEND




insanlarahizmet ve iyilik etmek isteyen kimse kendi nefsini ıslah etsin yeter nefsini ıslah etmeyen kimse insanlara gercek faydayı veremez Sadatlar nefislerini ıslah edip istikamet üzere gittiklerinden insanların hidayetine ve ebedi saadetine vesile olmaktadırlar
Gavs-ı Sani (k.s)


çok büyük bir kıyamet gününün, en dehşetli, en zahmetli, en tehlikeli zamanındayız, çalışmak şarttır, gündüz gece çalışacağız sonra çalışmayı Allahu teala çok sever, Sadatlarda çok sever onun için dünya değilde ahiret için çalışacağız...
Gavs-ı Sani (k.s)



TAKVA VAR İSE FETVA YA GEREK YOKTUR.
-GAVS I SANİ HZ(K.S)-



Tövbe odur ki başkalarının da tövbesine vesile olur."
Gavs Abdülhakim el-Hüseynî Bilvânisî

SELAM VE DUA İLE...SEVGİLER..
Nov. 26
Nov. 18
ahmed akwrote:
 

Kum Tanesinden İnci Tanesine

[Resim: urlmz0.jpg]  

KENDİ HALİNDE, sade ama mutlu bir hayatı vardı istiridyenin. Denizin derinliklerinde bir kayaya tutunmuş, yaşayıp gidiyordu. Tuzlu deniz suyundan yiyeceğini buluyor, sert kabuğu onu düşmanlarına karşı koruyabiliyordu. O da zamanının büyük kısmını sağından-solundan süzülerek geçen balıkları seyrederek geçiyordu.

Derken, birgün, istiridyenin içine bir sızı düştü. İçinde hissettiği acı sakin hayatını alıp götürmüş, yerine sıkıntılı ve sancılı günler getirmişti. Çok gecikmeden istiridye bu sancıların nedenini öğrendi. Bir kum taneciği! Küçücük bir kum taneciği nasılsa istiridyenin içine girmiş ve şimdi onu acılar içinde kıvrandırıyordu.

İstiridye kendi kendine bu kum taneciğini ne yapacağını düşünmeye başladı. “Bu sıkıntı neden benim başıma geldi? Nasıl oldu da oldu?” gibi sorular sormanın faydasızlığını ve anlamsızlığını biliyordu. O kum taneciğinden kurtulmanın mümkün olmadığının da farkındaydı. O halde, yapması gereken, şimdi düşmanı gibi görünen bu davetsiz misafirle birlikte yaşamaya çalışmaktı.

Bu kararının ardından istiridyenin sancıları sona ermedi, ama azaldı. Şikayet etse kat kat artacak olan sıkıntıları dayanılabilir ölçüde kaldı. Günler, aylar ve yıllar geldi geçti. İlginçtir,, istiridyenin ağrıları ve sıkıntıları da neredeyse sona ermiş, ve ardında herkesin ziyaret etmekten büyük zevk duyduğu bir istiridye bırakmıştı.

Çünkü hayatının uzun süre acılarla geçmesine neden olan o kum taneciği, onun sabrıyla bir inciye dönüşmüştü!

İstiridyenin bulunduğu civarda yaşayan diğer deniz canlıları onu sık sık ziyaret etmeye, zaman zaman kabuğunu açtığında ortaya çıkan muhteşem inciyi seyretmeye geldiler.

Ve bir şeye hiç karar veremediler: O harika inci mi istiridyeyi güzelleştiriyordu, yoksa sabır ve sükunet sembolü gibi duran istiridye mi inciyi öylesine güzel gösteriyordu?

***

Herbirimiz ilâhî bir sanat eseriyiz.

Beden elbisemiz ipekten daha pürüzsüz; gözümüz, kulağımız, ağzımız, en paha biçilmez taşlardan daha değerli. En sade bir insan yüzü, Mona Lisa'nın yüzünden daha canlı ve değerli.

Duygularımız elmas, yakut ve pırlantadan daha gözalıcı. Içimizde karun'un hazinelerinden daha büyük bir hazine taşıyoruz. Belki farkındayız, belki değiliz.

Birer model ve taşıyıcı gibi bu güzelliklerle güzelleştirilmişiz. Ama hiçbiri bize ait olmadığı, ne yapımlarında ne de devamlarında hiçbir katkımız olmadığı halde bu sanat eserlerini sahiplenip, onların başına gelen ve hoşumuza gitmeyen değişikliklerden ne de çabuk şikayet edebiliyoruz!

Varlığın, üzerimizde taşıdıklarımızın bizden değil, ama bize emanet edilmiş şeyler olduğunu ne de çabuk unutabiliyoruz!

Bize biçilen, bize en çok da uyan ve daha fazlasını taşıyamayacağımız konumun birer sanat eseri olmak olduğunu niye hatırlamıyoruz dersiniz?

Sevinçler kadar hüzünlerin de, rahatlıklar kadar sıkıntıların da bize yakıştığını ve hayatın onlarla güzelleştiğini ne kadar farkedebiliyoruz?

Ne dersiniz, Mona Lisa tablosu yapılırken tablodaki kadın kendi ressamını eleştirse, şurası düzgün olmadı, burasını şöyle değil böyle yap dese ne derdik? Ve usta ressam Vinci Mona Lisa'yı Mona Lisa'nın istediği gibi resmetse böylesine güzel olur muydu?

Ya da, usta bir mücevhercinin elinde biçimlenen bir elmas dile gelip ustasını şikayet etse, ne derece haklı olurdu?

Qa biz? Duygularımız iyi-kötü herbir olayla bir elmas gibi biçimlendirilirken, sabrettiğimiz takdirde kum tanesi gibi bir sıkıntıyı bir ince tanesine dönüştürebilecekken, Sanatkârımızı şikayet etmeye ne derece hakkımız var?

Güzeli güzel yapan, sanatkârının ustalığı mıdır, yoksa o şeyin kendini nasıl gördüğü müdür?

Sözün kısası, bırakalım, hayatımız Sanatkârımızın elinde seyre ve tefekküre layık bir eser olsun. Bırakalım, hüzünler ve sıkıntılar duygularımızın sivriliklerini gidersin ve onları daha da güzelleştirsin...

Murat ÇİFTKAYA

SELAM VE DUA İLE ABİM

Nov. 12

445he8348 445he8

MUTLULUĞUNUZ BAŞKASININ MUTSUZLUĞU OLMASIN

Bir ülke varmış eskiden. Ve bu ülkede hiç ama hiç kırmızı gül yokmuş, bütün güller beyaz renkteymiş.
Bir de birbirini çok seven bir kız ve bir delikanlı varmış... Birbirlerine çok yakışıyorlarmıs.
Kız çok güzel delikanlı ise çok yakışıklıymıs. Delikanlı bu kız için her şeyi yaparmıs.
Kız ise bir şart koymuş ortaya:

 

"Bana kırmızı renkte bir gül getirirsen seninle evlenirim".

Delikanlı çok üzülmüş bu şarta, çünkü hiç kırmızı gül yokmuş bu ülkede.
Beyaz güllerle dolu bir bahçeye gitmiş, aramış ama yok. Sonra oradaki bir bülbüle derdini yanmış.
Bülbül dinlemiş genci. Ve en sonunda;

 

Üzülme delikanlı, yarın buraya aynı saatte gel, kırmızı bir gül göreceksin...
Onu al kıza götür, evlenin mutlu olun. Sen onu çok seviyorsun mutluluk hakkın." demis.
Çocuk buruk halde ayrılmış ordan. Ertesi gün bahçeye gitmiş koskoca bahçe beyaz güllerle dolu
yalnızca en ortada kırmızı bir gül! Delikanlı biraz şaşkın, biraz heyacanlı, biraz mutlu koşup
gitmiş gülün yanına... Ama gördüGüne gerçekten çok üzülmüs. Bülbül yerde, kendini, dikeniyle
öldürmüş olduğu gülün hemen dibinde cansız yatıyormuş... Delikanlı, kendisinin mutluluğu için,
bülbülün kanıyla boyadığı 'kırmızı gülü' alıp kızın yanına gitmis.

Nov. 11
Nov. 6

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic



BIR CICEGIN ACMAK ICIN SEBEPLER BULDUGU GIBI,
YASAMA DAIR SEBEPLER BULMAK ICIN YASIYORUM.
EGER BIR GUN GELIRDE YASAMAK ICIN
BIR SEBEP BULAMAZSAM
OLMEK ICIN BIR SEBEP
BULMUSUM
DEMEKTIR
.

Image and video hosting by TinyPic





Nov. 6

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic





Image and video hosting by TinyPic


RÜYA; biz uyurken kalbimizin tuttuğu bir dilektir.ARKADAŞ;uçmayı unuttuğumuzda bize kanatlarını açan bir melektir.
HAYAL GÜCÜ; bizi bilmediğimiz yerlere uçuran bir rüzgardır,
ve HAYAT; içinden ne çıkacağını
bilmesek de açmamız gereken bir zarftır açtığın zarflardan hep güzel şeyler
çıkması dileğiyle...
HÜLYA






Nov. 2
September 04

ORUÇ İNSANI MELEKLEŞTİRİR

Oruç İnsanı Melekleştirir...

Ubade ibni Samit Radiyallâhu Anh anlatıyor:

Ramazan ayının başladığı bir günde Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu:

"İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah’ın rahmeti sizi kuşatır. O ayda yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir, dualar kabul olunur.

Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder.

Öyleyse kulluğunuzla kendinizi Allah’a sevdirin. Bu ayda asıl şaki olan, Allah’ın rahmetinden nasibini alamayan kimsedir.
" (et-Tergib ve’t-Terhib, 2:99)

 



İnsanı meleklerden ayıran en önemli özelliği nefis sahibi olmasıdır. İnsan yer, içer, evlenir; üzülür, öfkelenir, günah işler. Fakat oruçlu iken belli bir süre için yiyip içmesini terk eder, zevklerine sınır koyar. Nefsinin ihtiyaçlarına cevap vermez, her dediğini yapmaz.

Bu arada yalan, gıybet gibi günaha sokan işlerden de kendini çeker. Gereksiz hareketlerden uzak durmaya çalışır.

İşte insan bu haliyle meleklere benzer. Çünkü melekler de yiyip içmezler, evlenmezler, günah işlemezler. Çünkü nefis taşımıyorlar.

Oysa insan nefis taşıdığı halde nefsine hakim oluyor, onun her isteğine uymuyor. Öyle ki manevî hali itibariyle melekleri bile geçebilecek vaziyete bürünüyor.

Cenab-ı Hak, arzularını dizginleyen mü’min kullarıyla meleklere karşı iftihar ediyor, onları meleklere örnek gösteriyor. Oruç tutan insanın kendi katındaki derecesini ifade ediyor. Mü’min de bu iltifata karşı, kendisini Allah’a sevdirmeye, Ona olan kulluk görevinde ciddi olmaya, yaratılışı doğrultusunda yaşamaya çalışmalıdır.

September 02

U N U T A C A K S I N


 
unutacaksın...

Unutacaksın... Ömür boyu sevgisini verebilecek birini bulduğunda adımı bile...

Ve inan bitanem unutulmak çokda acıtmıyor canımı eğer sen mutlu olacaksan...
unut beni canımın içi...
sil adımı o elmas kalbinden başka bi meleğin adını yaz silmen gerekmeyen..
unut beni kalbimin en değerli üyesi...
sil bütün belleğinden beni öylesine mutlu günler yaşa ki; hatırlama bu günleri...
unut beni ilk fatihim tek olmasını istediğim, imkansızlıklarda sevdiğim...
unut ki; canını acıtmasın ne adım ne hatıralarım...
Asla istemem adımı andığında yüreğinin karalar bağlamasını..
bir iz kalacaksa benden sana hatıra
sadece olmak isterim ufacık bir tebessüm dudaklarında...

Sil beni önce gecelerinden sonra gündüzlerinden...
sil beni önce yüreğinden sonra benliğinden...
Sil beni önce geleceğinden sonra mazinden...
sileceğim bende seni... zaten silmek için yazmamışmıydık...
sileceğimizi bildiğimizden sayfalarca yazmamıştık...
ömrümüzde birbirimiz için birkaç sayfa olarak kalacağız...
az ve öz...kısa ama her satırında mutluluk kokan gül yaprakları serpiştirili...
sil beni gözümün nuru...
Belki biraz silinmişliğin izleri kalacak, onlarda zamanla yeni yazılan mutluluk satırlarıyla yok olacak...
Sileceğim bende seni canını acıtmamaya çalışarak, usulca göze görünmeden yok olarak...
Çok zor olacak, istemeyerek, kanlı yaşlar dökerek...
Belki bazen silmekten vazgeçeceğiz, durup tekrar gözden geçireceğiz bu kararı
ama her seferinde ayrılığın kaçınılmaz olduğu, vuslatın imkansızlığı hançer gibi saplanacak yüreğimize...
Halimiz takatimiz olmadığı halde devam edeceğiz
bu dayanılmaz yolculuğa...
çöllerde susuz kalıp yanacağız...
ayazda güneşsiz kalıp donacağız...
Yolun sonunda ışığı göreceğiz... İlahi bir ödül ile ödüllendirileceğiz...
Doğruyu seçtik Rızayı İlahiyi istedik...Geleceği Mevlamıza havale ettik...
"KADER KARBEYAZ KAĞIDA SÜTLE YAZILMIŞ YAZI,
ELİNDEYSE GELDE AYIR KARBEYAZDAN KARBEYAZI"
dediği gibi Necip Fazılın ayırt edemeyiz yazıyı.. Ancak yazan bilir yazılanı... tek çare
kaderi yazana havale edip karbeyazların ayrışmasını beklemek...
Beyaz beyazdan ayrıldığında aydınlanacak yolumuzda...
Eğerki karbeyaz yazıdaki kaderim sen isen
doğru zaman ve doğru mekanda yine karşılaştırır Rabbim...
Lakin benim kaderimde sen, senin kaderinde ben yoksam; dağlarıda delsek, çölleride geçsek,
tüm yolları denesek nafile...
kaderimdeysende değilsende... öyle yada böyle hep en özelsin...
Bazen esen rüzgarlar getirecek kokonu...
Bazen yağan yağmur getirecek gözyaşını...
Bazen doğan güneş getirecek yüreğinin sıcaklığını...
Bazende fırtınalar getirecek yüreğindeki kara bulutları...
Sakın korkma dağılacak kara bulutlar birgün rengarenk gökkuşağı çıkacak...
Her ne olursa olsun seni bu yürekten çıkaramayacağımı biliyorum.
Kimbilir belki bu kalbin ilk ve tek fatihi olarak tahtında oturacaksın...
Belkide kilitli kapılar arkasında kırk kat kitlenmş sandıklarda, sadece ikimizde
saklı olan şifrelerle şifreleyip saklayacağım yüreğimin en kuytu fakat en huzur dolu
sadece tebessümlere, biraz buruk ama nefret içermeyen, sıcak ama yakmayan gözyaşlarımın
gizli olduğu en en değerli köşesine.......
İnsanlar beni yaraladığında, yaşamaktan yorulup sebepsiz kalığımda çekileceğim huzur
köşeme...Belki yaş olup döküleceksin gözlerimden ama asla yakmayacak yaralı yüreğimi...
Süzülüp aktğın her hücreme şifa dağıtacaksın... Dudaklarımda tebessüm olup açacaksın...
Ellerimi açtığımda zikredilmesi vacip olan duam olacaksın...Son nefese kadar...
Afedersin kara atlı prensim sileceğim unutacağım dedim... yalan söyledim özür dilerim...
kızardın özür dilememe son kez özür diliyorum senden unutamam seni...
Hep hatırlanacaksın, unutulamayan olarak kalacaksın...
Bakma öyle, sus artık diyen gözlerle...
Belki sana son yazışım yüreğimi kelepçelediğim gibi belki ellerimede kelepçe takarım...
Sen mutluluğuma engel bariyer değil ancak ve ancak sebep yada destek olabilirsin...
Sen günahlarımın, hatalarımın sebebi, teşviki değil ancak engelleyici, kuvvetli bir
nehyedicisi olabilirsin...
Kaybediyorum seni... Bu kaybediş madden; manen hep yanımda olacaksın en umulmaz anlarda,
en yanlız en çaresiz kaldığım zamanlarda hep yanımda hissedeceğim yüreğini...
SENİ SEVME GEREKÇEM; KAYBETMEMİN GARANTİSİ CANÖZÜM!
Garantinin bedelini ödeme vakti geldi bedeli sensin gözümün feri...
Ömrümden kısacık anların, mutluluk dolup taşan zamanların bedeli çok ağırmış,
sebebini yitirmek varmış sonunda, nihayetinde ayrılık varmış...
Lakin bu ayrılık bu yitiriş bedenlere ait ruhlar hep beraber olacak...
zaten yüreğimizle ruhumuzla sevmemiş miydik?
Yüreğimin ruhumun en ıssız en fakir ama en sıcak en huzur dolu köşesinde saklayacağım seni...
Sense yüreğinden beni attın sansanda en karanlık köşesinde saklanacağım...
Kalbin boşken ortaya çıkacağım, yaşlı gözlerine tebessüm konduracağım...
Kapılarını başka birine açtığında, köşeme çekilip sessizce yok olacağım...
Ellerimi açıp mutluluğun için yalvaracağım...

UNUT BENİ DEMEK KOLAY HADİ KOLAYSA SEN UNUT BENİ UNUTULMAZIM....

GÖZLERİN KAL DİYOR

 

GÖZLERİN KAL DİYOR


BU NASIL AYRILIK BU NASIL VEDA
GÖZLERİN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT
BAKIŞIN ANAHTAR GÖZLERİN KİLİT
ELLERİN AÇ DİYOR DUDAKLARIN GİT

AYRILIK DÖNÜŞÜ OLMAYAN NEHİR
YALNIZLIK YIKILMIŞ BOMBOŞ ŞEHİR
KAÇ SEVDA KÜL OLDU BÖYLE KİMBİLİR
GÖZYAŞIN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT

GİDERSEM BİR DAHA DÖNMEYECEĞİM
KALIRSAM KALBİME YENİLECEĞİM
ÇÖZEMEDİM SENİ DELİRECEĞİM
GÖZLERİN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT

DUVARDAN İNSİN Mİ RESİMLERİMİZ
YABANCI OLSUN MU İSİMLERİMİZ
YA O DELİ DOLU GECELERİMİZ
ANILAR KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT

BU ROMANDA BİTER BELKİ BİRAZDAN
NE AŞKLAR YIKILDI GURURDAN NAZDAN
AĞLIYOR BESTELER YİNE HİCAZDAN
ŞARKILAR KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT

 

 

SAHUR'DA NE YEMELİ ?

Sahur yemekleri

Sahur yemekleri, oruç tutan kişinin sağlıklı bir gün geçirmesi için hafif ama doyurucu olmalı. Hem ihtiyaç duyulan günlük enerji alınmalı, hem de besinsel değerleri yeterli olmalı. Alınacak sıvı miktarı ve çeşitleri önemli. İşte çorbadan hoşafa sahur sofralarıız için seçtiklerimiz...

Ramazan ayı süresince oruç tutlan 30 gün, sahur ve iftar vakti olmak üzere sadece 2 öğünle geçer. Oruç tutmaya engel herhangi bir sağlık sorunu olmadan oruç tutanların bu 2 öğünü çok dengeli besinler alarak geçirmeleri gerekir. Özellikle günün ikinci yarısında ve iftar saatlerine doğru vücutta hafif bir halsizlik olması kan şekerinin düşmesine bağlanır. Bu nedenle iftar sofrasında boş mideye alınacak yiyecekler kadar sahur sofrasında bulundurulması gereken yiyecekler de önemlidir. Eğer uykudan kalkılıp sahur sofrasına oturulmuşsa ve sahur yemeğinden sonra tekrar uykuya yatılacaksa mideyi ve dolayısıyla da kalbi yormamak gerekir. Sahur sofrasında bir çorba içilip ardından domates, salatalık, mümkünse tuzsuz peynir, reçel veya bal çeşitleriyle kahvaltı yapılabilir.
Yemekle birlikte, gün boyu vücudun ihtiyacını karşılayacak miktarda mutlaka sıvı alınması gerekir. Çay, meyve suyu, kuru meyve ile hazırlanmış hoşaflar veya kompostolar bu ihtiyaca cevap verir. İftar ile sahur arasında geçen süre içinde de bol bol su içilmeli, hafif tatlılar, meyveler yenmeli. Sadece iftar ve sahur saatlerine yüklenilmeden, günlük beslenme dengesi iftar ile sahur saatleri arasında kurulmalıdır.
Sahurda, ağır yağlı yemekler, bol şerbetli hamur tatlıları olmamalı. Bunların yerine zeytinyağlı bir yemek, pilav, yoğurt, makarna, bir parça börekle birlikte bir kase hoşaf veya bir fincan açık çay tercih edilmeli.

Sizin için seçtiklerimiz
Yoğurtlu ezogelin çorbası
Mısır unlu sebze çorbası
Fırında sütlü patates
Vişne kompostosu
Etli pilav
Arpa şehriyeli pilav
Ispanaklı kol böreği
Tül böreği
Harnup şerbeti
Armut kompostosu
September 01

AŞKIMIN TAHTINA OTURAN,NAZ MAKAMININ EFENDİSİ

 

Aşkımın tahtına oturan, Naz makamının Efendisi!...

Dünya insanının sana muhtaç anları, nisan sabahlarıydı. Olmadığın iklimlerin yağmurları bulanıktı. Ötelerden bir Rahmet düşmüyor, gönül yamaçları baharı bilmiyordu. Kainata teşrifinle gönüller cennet yamaçlarının rengini aldı. Ve hayat çeşmesinin ufukları damla damla görünmeye başladı.


Ne büyük şerefti Seni bilmek!..
.
Seni bize bildiren Rab'be şükürler olsun...

Adını konuşmaya başladığımız zaman öğrendik, ilk ezberlediğimiz belki senin ismindi.
Doğduğun yerin ismini, hicretini ve Rab'bimin izniyle seni himaye eden büyüklerin adlarını...
Sonra mübarek annelerimiz olan zevcelerini ve sana evlat olma şerefine erişen çocuklarını...

Daha biz ufacık bir çocukken, oturmuştun yüreğimizin en güzel yerine...

Ya biz sana lâyık bir ümmet olabilmiş miydik acaba?

Şimdi bu ızdırabı yaşıyorum.
Gönül heybemde gözyaşlarım, yürek tezgahımda işlenen sancılarım ve senden dilendiğim şefaatin var dilimde.
İçim en derin yerinden sızlıyor.
Öyle bir sızı ki, seslendirsem deli divane derler bana.

Ey, kendisine yollanan selâmları işiten vefalı Dost!...

Sana ümmet olmak için seni sevmek yeterse eğer, ben seviyorum.
Elbette Seviyorum...
Nasıl sevmem?
Kalbimin bütün zincirleriyle nasıl bağlanmam sana?
Kimler seni ölesiye sevmedi ki,
Ya Rasulallah?

Hz. Bilal'e kızgın kumlar üzerine dayanma gücü veren, sana olan bağlılığı ve sevgisi değil miydi?
Hz. Ebu Bekir'e, 'anam, babam sana feda olsun Ya Rasulallah!' dedirten şey neydi?
Nasıl sevmem Seni ?
Elbette seviyorum...
Bir ömür boyu...
Daha niceleri Efendim!...

Daha nice kalp seninle, sevginle dolup mübarek olmamış mıydı?
Mübarek sevgin daha nice kalbe ışık olup hayat vermemiş miydi?
Bir güvercin seni korumak adına türlü oyunlar oynamamış mıydı?
İspatlamamış mıydı, sensiz kalan yüreklerin, gözlerin kör olduğunu?
Ve hepsinden önemlisi ,
Cenab-ı Hak sana olan sevgisini, 'Sen olmasaydın, âlemleri yaratmazdım' şeklinde ifade etmemiş miydi?

Sevginle doluyum Ya Rasulallah!

Gönlüme hayat, gözlerime ışık olur musun?
Bir hurma kütüğününki kadar olamayan muhabbetimi kabul eder misin?
Sen özümsün, tutkunun oldum,
Ya Rasulallah!

Beni de yoluna düşenlerin içine alır mısın?
Şemsiyende gölgelendirir misin, aşkınla ve hasretinle kavrulmuş gönlümü?
Duy lütfen feryadımı, tut elimden, Ümmetin olmak istiyorum.
Ey özümüze kor düşüren ateşli Gönül!
Biliyor musun, göz pınarlarım çorak çöller gibi, kupkuru.
Gözlerime rahmetinin yağması için yağmurlarına ihtiyacım(ız) var.

Ne olur yağmur gibi yağ üzerimize, çisil çisil...

Yarım kalmış yanımı tamamlayan Sevgili!...

Hüzünlüyüm, ama bir o kadar da umutluyum.
Zamanımız çok çetin, sana çıkan yollar sarp.
Biz gurbette mahsun, gözlerimiz ışığa muhtaç.
Senden uzakta gözlerimiz dolu ve buğulu...
Biz gökte yankılanacak 'taleal bedru'larla kalbimize karışacağın günlerin hasreti içindeyiz.

Ey sevgili, En Sevgili!...
Ey gönüller Fatihi!...
Elimizde bir demet

  seni beklemekteyiz..
August 30

KABİR ALEMİNDE ZAMAN NASIL İŞLER

Zaman Nasıl İşler?

Kabir ve ahiret alemlerinde zaman vardır ancak zamanın işleyişi farklılık gösterebilir. Dünyamızda zaman farklı bir hızla işlerken uzayda farklı bir hızla işlemektedir. Dünyamızın bir yılı güneşin bir anına denk gelebilmektedir. Ayrıca bizim bir günümüz bazı mahluklar için bir ömür demektir.

Ahiret ve kabir alemlerinde de zaman boyutu farklıdır. Mesela cennetin bir anı dünyamızın binlerce senesine mukabil gelebilir. Ayrıca kabir aleminde de zaman kişiden kişiye değişir. Nimet içinde olan insanlara bin sene bir an gibi gelir, azab içinde olanlara ise bir an bin sene gibi gelir.

İnsanların hayatı ve geçirdiği zaman birimleri aynı değildir. Mesela, birkaç dakikalık rüyada günler, aylar ve yıllar geçmiş gibi geliyor. Bazen de yeni yatıp kalkmış gibi bir gecenin nasıl geçtiğini fark edemiyoruz.

Bunun gibi kabre erken giren bir insan, Ahirette yeni dirilmiş gibi olabilir. Bir diğeri ise birkaç sene kabir de kalır, ama binler sene kalmış gibi azap çekebilir.

İşte kabre erken veya geç gitmek kişiye, günahına ve durumuna göre değişebilir. Allah orada da uyku ve rüyada olduğu gibi bir durum yaratabilir.

Nasıl anne karnındaki çocuk dünyayı anlayamazsa, bu dünyanın karnında olan bizler de cenneti anlayamayız. Ancak Bize bildirildiği kadarı ile bilebiliriz.

İFTAR YEMEĞİNDE NELER OLMALI

İftar yemeğinde neler olmalı?

İftar yemekleri diğer yemeklerden çok daha farklı hazırlanmaktadır. Tüm aile dostlarının bir araya gelmeleri, uzun süre aç kalmanın doğurduğu psikoloji ile yemeklerin çeşitliliği ve miktar her zamankinden daha zengin olur.

Börekler, tatlılar, içli pilavlar, kızartmalar, şarküteri ürünleri, turşular, pideler vs. hepsi iftar sofralarınızda baş tacı olarak yerlerini alırlar. Ama uzun süre açlıktan çıkmış bir mideye bir anda yüklenilirse, mide-bağırsak sistemi ve kalp yorulur ve tansiyon birden yükselir. 

İşte bu sebepten dolayı iftar ve sahur yemeklerinde sindirimi kolay, hafif ama vücut metabolizması için yararlı olan besinler tercih edilmelidir. Fazla miktarda şeker tüketimi de hipoglisemiye neden olur.

Kötü karbonhidratlarla öğüne başlarsak (çikolata, tatlı vs.) kandaki glikoz düzeyi yükselir. Bunun sonucu olarak tekrar eski gücünüze kavuştuğunuzu zannedersiniz. Ama glikozun kandaki varlığı otomatik olarak insülin üretimini başlatır. İnsülin de glikozu yok eder ve hipoglisemi durumuna geri dönülür. Böylece vücut kilo almaya başlar.

Kilo alma sadece aşırı yiyerek yağların çözelmesi değil, hipoglisemi sonucu artan insülin, şekerin yağa dönüşmesi ve yağ çözülmesinin zorlaşmasıyla da ortaya çıkar.

Gereğinden fazla yağ dokusunun birikmesi sonucunda meydana gelen ağırlık artışı, organların daha fazla çalışmasına ve gereksiz bir ağırlığın taşınarak yorulmanın oluşmasına neden olmakta, hastalıkların ortaya çıkışını kolaylaştırmakta ve bazı dokularda yapısal bozukluklara yol açmaktadır.

Ramazan ayında dikkat edilmesi gereken kurallar

  • Uzun süre susuz kalındığından ilk iş susuzluğun giderilmesidir. Bol sulu gıdalar tüketilmelidir. İftar öncesi 2 bardak oda sıcaklığında su ve 1 porsiyon mevsim meyvası tüketildikten sonra ana mönüye kadar 15 dakika ara verilmelidir. Bu sürede beyinden mideye giden açlık uyarıları kontrol altına alınır.
  • Ana mönü ağır yağlı yemekler, kızartmalar, kalorisi yüksek yiyeceklerden uzak hazırlanmalıdır. Az yağlı hafif sebze yemekleri, ızgara ya da fırında etler ve yoğurt, iftar yemeği için ideal besinlerdir. Örnek verecek olursak, az yağlı tahıl ya da sebze çorbası, 1 porsiyon ızgara et, az yağlı salata ya da sebze yemeği, ekmek ya da az yağlı makarna, yoğurt, bazen hamur tatlıları yerine sütlü tatlı ve unutulmaması gereken 4 adet zeytin ile güzel bir sofrada oruç açabilirsiniz.
  • İftardan 2-3 saat sonra; 1 porsiyon mevsim meyvası, 1 bardak şekersiz bitki çayı (kuşburnu, adaçayı, ıhlamur), 1-2 porsiyon tahıl tüketilebilir.
  • Kesinlikle sahura kalkılmalıdır. Böylece yukarıda belirttiğimiz uzun süre açlık sonucu oluşabilecek hipoglisemi önlenmiş olur.
  • Kahvaltı sahur yemekleri için en uygunudur. Yalnız tuzlu ve şarküteri ürünlerinden mümkün olduğunca uzak kalınmalıdır. Yağ ve tuz sindirimi zorlaştırır, susamayı çoğaltır. Sahura bir porsiyon meyva ile başlamalı; peynir, ekmek, ya da tok tutması açısından patatese zaman zaman yer verilmelidir. Sahuru söğüş olarak hazırlanmış domates-salatalık, 1 su bardağı yağsız süt ya da yoğurt, yatarken 1 su bardağı su ile sonuçlandırmak, dengeli bir beslenmenin ilkeleridir. Sahurda yemek yenilirse vücut için dinamik etki yapacağından çok dikkatli olunmalıdır.
  • Özetleyecek olursak azar azar, sık sık yemek hem sindirim sistemini rahatlatır, hem de insülin konsantrasyonunu düşürür.
August 29

RAMAZAN YAKLAŞIRKEN

Ramazan Yaklaşırken.. Bir Duadır Ramazan..

 

 

1. Ramazan, Allah'ın kainattaki haşmetli ve küllî idaresine, Rahmetine, şefkatine, geniş ve azametli, intizamlı ve küllî bir tarzda mukabele edebilmenin duasıdır...


2. Ramazan, Cenâb-ı Hakk'ın nimetlerine karşı şükredebilmenin duasıdır...


3. Ramazan, fakir kardeşlerimize yardım edebilmenin duasıdır... (başka kardeşlerimizi de hatırlayabilmenin, onlara da dua edebilmenin, üzerimizdeki bencilliğin kaldırılmasının duasıdır)


4. Ramazan, mülkün mâlikinin Allah olduğunu nefsimize talim ettirebilmenin duasıdır...


5. Ramazan, nefsimizi terbiye etmek, kötü alışkanlıklarından vazgeçirebilmek için bir duadır..


6. Ramazan, Kur'ân-ı Kerîm'in indirilişini karşılamak için, melek gibi bir vaziyete girebilmenin duasıdır...


7. Ramazan, bâki bir ömrü kazanabilmenin duasıdır(kadir gecesi) ; Ramazan, ahiretimizi kazanabilmenin ve ahiret kazancımızın artmasının duasıdır.


8. Ramazan, sıhhat duasıdır...


9. Ramazan, Allah'a karşı olan aczimizi ve fakrımızı bilebilmenin duasıdır...



Ramazan, diğer 11 ayı kulluk bilinciyle geçirebilmenin duasıdır...

 

August 20

DU'A

animation2.gif

bi786.gif 

BİR AKŞAM ÜSTÜ YÜREĞİN DARALIRSA;
GÖZLERİNDEN TÖVBE`LER TAŞARSA;
AVUÇLARIN DUALAR`LA DOLARSA;
BİR BESMELE ÇEK GÖNÜL`DEN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

bismillah.gif 

KATRAN KARASI GECELER SENİ BOĞARSA;
VÜCUDUNU SOĞUK TERLER BASARSA;
İCİNDE ARD ARDA TOPLAR PATLARSA;
BİR BESMELE ÇEK SESSİZCE

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

besmele47.gif

SIR VERECEK BİR DOST BULAMAZSAN;
GÜNAHLARINDAN AYRILAMAZSAN;
BOĞUK BOĞUK HEP AĞLARSAN;
BİR BESMELE ÇEK YÜREKTEN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

besmele47.gif

GÖNÜL DOST`LARINI BİRGÜN BULURSAN;
O YÜCE İLAHİYATA KAVUŞURSAN;
ŞÜKR DUA`LARINI HEP OKURSAN;
BİR BESMELE ÇEK UNUTMADAN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

besmele47.gif

HUZURU NEŞEYİ İSLAMDA BULURSAN;
BAŞLADIGIN HER İŞTE ONU ANARSAN;
KALBİNİ TÜM İNSANLARA AÇARSAN;
BİR BESMELE ÇEK HER SEFERİNDE

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

besmele47.gif

NEFSİNLE ŞEYTANA CİHAD AÇARSAN;
HER HAYIRLI İŞE KOŞARSAN;
MUHAMMED AŞK`IYLA TUTUŞUP YANARSAN;
BİR BESMELE ÇEK KALBTEN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

besmele47.gif

GENÇLİGİNİ BİTİRİP ÖMRÜNÜN SONUNA VARIRSAN;
VE NEFES ALMAKTAN YORULURSAN;
O KERİM ALLAH`IN HUZURUNA CIKARSAN
BİR BESMELE ÇEK İLK SÖZ OLARAKTAN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 besmele47.gif

August 15

Konuşulan konu BERAT KANDİLİ

 

Alıntı

BERAT KANDİLİ

Image and video hosting by TinyPic 

Image and video hosting by TinyPic  Image and video hosting by TinyPic

BERAT GECESİ

Image and video hosting by TinyPic

Şâban ayının on beşinci gecesi Beraat gecesidir. 
    Tefsirlerde bu gece ile ilgili olarak şu şekilde izahlar yer almaktadır: Vergi ödendiği zaman nasıl ki vergi borçlusuna borcundan kurtulduğunu gösteren bir belge veriliyorsa,

Allah Azze ve Celle de Berat Gecesinde

mü'min kullarına berat yazar.

Image and video hosting by TinyPic

 Zaten bu gecenin dört adı vardır:

 "Mübarek Gece", "Berae Gecesi", "Sakk Gecesi.

Belge ve senet. (Allah Teala bu gece mü'min kullarına

beraet yazar)",

"Rahmet Gecesi." "Berat, beraet" kelimesi "el-berâe"

 kelimesinin Türkçedeki kullanılış şeklidir.

Beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak demektir. 

"Berâet" iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya

yükümlülüğünün bulunmaması anlamına gelmektedir.

 Mü'minlerin bu gece günah yüklerinden kurtulup

İlâhî bağışa ermeleri umulduğu için de

Beraat Gecesi denmiştir. 

Image and video hosting by TinyPic
    Bir kısım âlimlerin, kıblenin Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'dan Mekke'deki Kabe istikametine çevrilmesinin

Hicretin ikinci yılında Beraat Gecesinde

gerçekleştiğini kabul etmeleri de geceye

ayrı bir önem kazandırmaktadır.

Yeryüzündeki Müslümanların iki bayram günü olduğu gibi, göklerdeki meleklerin de iki bayram gecesi vardır.

Meleklerin iki bayram gecesinden biri,

Şâban ayının on beşinci gecesi olan Beraat gecesi;

diğeri ise Kadir gecesidir.

Müslümanların iki bayram günü ise;

Ramazan ve kurban bayramı günleridir.

Bu sebeple Şâban ayının on beşinci gecesi olan

Beraat gecesi meleklerin bayram gecesi olarak

isimlendirilmiştir. 

Image and video hosting by TinyPic
    Beraat gecesine 'Kefaret gecesi' de denilir.

Bir hadis-i şerifte, "Kim bayram gecesini ve Şâban ayının

on beşinci (Berat) gecesini ibadetle ihya ederse,

kalplerin öldüğü günde o kişinin kalbi ölmez"

(İbn Mâce) buyurulmuştur. 
    Bu gecenin bir adı da "şefaat gecesi"dir.

Bunun delili şu hadis-i şeriftir: 

"Resûlullah (s.a.v) Şaban ayının on üçüncü gecesi

ümmetine şefaat etmek için dua edip yalvardı;

kendisine, ümmetinin üçte birine şefaat etme izni verildi.

On dördüncü gecesi yine dua edip yalvardı;

bu se fer üçte ikisine şefaat etme yetkisi verildi.

On beşinci gecesi bir daha yalvardı,

bu sefer de, kaçak develer gibi

Allah'tan kaçanlar dışında bütün ümmetine

 şefaat etme izni verildi."  (Ebû Davud)

Image and video hosting by TinyPic

Bu gecenin diğer bir ismi de "mağfiret gecesi"dir.

Şu hadis-i şerif buna işaret eder: 
   
"Allah Teala (c.c) Şaban’ın on beşinci gecesi

kullarına nazar eder ve yeryüzünde bulunanlardan

şirk koşanlarla haset edenler hariç,

bütün müminleri mağfiret eder." (İbn Mâce) 
   
Diğer hadislerde, bu affın dışında tutulanlar içinde,

haksız yere cana kıyanlar,

anne babasına asi olan lar,

sürekli içki içenler ve

akraba ile hukukunu kesenler de zikredilmiştir. 
    Beraat gecesi, Rabbimiz tevbe, istiğfar ederek

pişmanlık duyan günahkârların

cümlesini affedeceğini bildiriyor.

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic

Ancak şu sekiz sınıfın

KESİN TEVBE ETMEDİKÇE

bu aftan istifadelerinin olamayacağını

da işaret ediyor: 
1-Allah'a şirk koşanlar. 
2-Ana-babalarına isyan eden,

onların kalplerini kırıp gönüllerini yıkanlar. 
3-İçkiye devam edenler. 
4-Falcılık edip gelecekten haber verenler. 
5-Din kardeşine besledikleri kinden vazgeçmek istemeyenler. 
6-Adam öldürmekten pişmanlık duymayanlar. 
7-Nikâhsız aile ile yaşayanlar. 
8-Akrabalarıyla alâkayı kesip ihmal edenler. 

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic
    Şüphesiz ki bu günahların sahipleri  

bu gecede derin bir tevbe, istiğfarda bulunur da,

kesin pişmanlık haline girerlerse ilâhi aftan yararlanırlar.İnsanların aftan yararlanamama sebebi,

kesin bir dönüş yapmayışları,

ciddi bir tevbe istiğfar haline girmemeleridir.

Beraat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir.

Image and video hosting by TinyPic

Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise

Peygamberimize ilk kez ve parça parça

indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.

Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam

bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir: 

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic
 "Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım,

Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi

hamd etmekten âcizim.

Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin.”

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic

Bazı mâna büyüklerinin de şöyle bir duası vardır: 

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic
"Allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan,

orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan

oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki,

 'Allah dilediğini  siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır,

 Levh-i Mahfuz Onun katındadır."

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic 

 

AFFET BİZİ ALLAHIM!!

YA RABBİ BİZE GAYRET VER, MUHABBET VER

ZİRA MUHABBETSİZ YOL ALINMIYOR

SEVEN SEVDİĞİNİN HER SÖZÜNÜ DİNLER

YA RABBİ KALBİMİZE AŞKINI VER,

 DİLİMİZDEN ZİKRİNİ DÜŞÜRME..

BİZLERİ İSLAM ÜZERE YAŞAT..

SON NEFESTE DE İMAN NASİP ET..

YA RABBİ!!! BİZİ KAİNATIN EFENDİSİNE

HAKİKİ ÜMMET ET..

BİZİ BİZE BIRAKMA ALLAHIM!!!

BU MUBAREK GECEDE

BERATINI ALANLARDAN ET .. CÜMLE ÜMMET-İ MUHAMMEDİN YAPTIĞI DUALARA BİZLERİ DE ORTAK ET ..YA RABBİ!!!

BÜYÜK ZATLARIN DUALARINDAN DA

NASİPKAR ET..

EFENDİMİZ SANA NASIL DUA ETTİYSE

VE KABUL ETTİYSEN ONUN GİBİ DUA ETMEK

VE MAKBULİYET NASİP ET..

AMİNN!!!

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic

YA RÂB !...

                         924659allah

"Göklerin ve Yerin Hükümranlığı Allah'ındır.
Allah'ın Herşeye Gücü Yeter" (Ali İmran 189)
"Göklerde ve Yerde Olanların Hepsi O' nundur.
Hepsi O'na bouyun Eğmiştir. O Göklerin ve Yerin Eşsiz
Yaratıcısıdır. O bir şeyi Dilediğinde ona sadece
 "OL" der oda hemen oluverir"
(Bakara 116-117, Al-i İmran 47)
 
Evet Ya Rabbi senin varlığına ve birliğine iman
ettiğimiz gibi GÜCÜNE, KUVVETİNE, KUDRETİNE
VE AZAMETİNE kuşkusuz, şübhesiz, endişesiz İMAN ETTİK.
"EY RABBİMİZŞÜPHESİZ BENİM HAYATIM VE ÖLÜMÜM
HEPSİ SENİN SENİN İÇİNDİR."
(En'am 162)
"EY RABBİMİZ HAMD OLSUN SANA,
SELAM OLSUN SEÇKİN KILDIĞIN KULLARINA"
(Neml 59)

untitled

 

 

Ya Râb!..

Kapına geldim, ölümle geldim… Eli boş, kalbi kara, yüzü kara geldim.

* * *

Dünya avuttu beni, oyaladı, eğlendirdi. Türlü ziynetiyle kendine çekti. Ben de daldım ona, unuttum seni, unuttum kendimi, unuttum öleceğimi…

Ama bak şimdi ölüm geldi, buldu beni…

* * *

Kimse etmedi bana, kendimin ettiğini… Ben kimseyi değil, ancak kendimi kandırdım. Şeytana uydum, nefsime kandım. “Ebedî yaşayacaksın!..” diye kendimi inandırdım. Yarına dâir ne planlar yaptım, ne hülyalara daldım.

Ancak bir akşam, güneş kızıl eteklerini daha toplamamıştı ki, çalındı kapım…

* * *

Oysa daha yapacak ne çok işim vardı, tadacak ne kadar lezzet, gezecek ne çok yer, toplayacak ne kadar güzellik vardı.

Elimde neler vardı, neler… Ama hiçbiri yetmezdi. Gözüm hep başkalarınınkine kayar dururdu.

Lâkin gözüm şimdi kendi yaptıklarına sâbitlendi.

* * *

Meğer ne kadar az iyilik yapmışım, ne kadar da az başkalarını düşünmüşüm. Hayatımı ne kadar da gafletle geçirmişim. Gençliğimi, zindeliğimi, gücümü, kuvvetimi, aklımı, zekâmı ne kadar da boş yere heder etmişim.

Artık nâfile… Geçen geçiyor, giden dönmüyor.

* * *

Pişman olasım geliyor, ama artık o da nâfile… Ölüm geldi, hayat bitti. Son perde indi ve gerçek hayat başladı. Benim yazdığım, kurgusunu yaptığım, sahneye koyduğum ve şimdi izleyeceğim hayat!..

“Keşke”si olmayan, gizlisi olmayan, dönüşü olmayan, müsveddesi olmayan hayat!..

* * *

Kapına geldim, ölümle geldim… Öldüm de geldim. Eli boş, kalbi kara, yüzü kara geldim.

Afvına geldim, lütfuna geldim, sana geldim;

Yâ Rab!..

ELLER KİŞİLİĞİNİZİN AYNASIDIR

Eller, kişiliğinizin aynasıdır

Sosyal hayatta birçok durumda, insanlar gerçek duygularını gizlemek isteyebilir. Gerginlik, sinirlilik, mutluluk maskesini taşımaya çalışan insanlar, bir şekilde kendisini çeşitli şekillerde ele verir. İnsanların ellerine bakarak kişiliklerini ve o anki ruh durumlarını anlaşılabileceğini dile getiren NP Grup Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Zehra Erol, küçük ipuçlarının insanın iç ve dış dünyasından haberler verdiğini belirtti.

 

Ellerin şeklinin yanı sıra nereye konulduğunun da önemli olduğunu ifade eden Erol, "Karşınızdaki kişi, konuşurken ellerini koyacak yer bulamıyorsa, bu kişilerin çok çekingen olduğunu söyleyebiliriz. Toplum içinde başarılı olmayan ve içine çok kapalı olan insanlar, tepkilerini ilk önce elleriyle dile getirirler. Heyecanlandıkları içinde ellerini koyacak yer bulamazlar" diye konuştu.

Daima haklıyım diyenler Yürürken ellerini öne kavuşturan bireylerin, duygularına çabuk hakim olan kişilik yapısına sahip olduklarını ifade eden Erol, kendinden emin kişilerin bu davranış biçimini sergilediklerini kaydetti. Erol, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Yürürken ellerini arkaya kenetleyen insanlar, kendilerini daima haklı olduğuna inanırlar" şeklinde konuştu. Bu kişiliğe dikkat Bir elini cebine koyup diğer elini başkasının vücuduna dayayan insanlara yaklaşırken dikkatli olunması gerektiğini anlatan Erol, "Bu kişiler, başkalarını yönetmeyi severler" diye konuştu.

İŞTE ELLERİN ANLATTIKLARI

AÇIK ELLER

Olduğu gibi görünmekten hoşlanan insanlar genellikle ellerini açık tutarlar. Çok cömerttirler. Bu kişiler sır saklamasını bilmezler.

KAPALI ELLER

Otururken avuçları gözükmeyen, yani yumruk yapılmış ellerin sahibi, hayatlarına dair her şeyi gizlemeyi tercih ederler. Hatta bazı düşüncelerini kendilerine bile itiraf edemezler. Gizlilik içinde hareket etmeyi seven bu kişiler, paraya da çok önem verirler. Bu yüzden cimri oldukları da söylenebilirler.

YARI AÇIK ELLER

Otururken ya da konuşurken ellerini yarı açık tutan insanlar, en güvenilir insanlardır. Sır saklamasını iyi bilen bu grup, her insanla rahat ilişki kurabilirler. Ne cimridir ne de yeterince cömerttirler.

CEPTEKİ ELLER

Ellerini cepte tutan insanlar, anlatmak istediklerini bir türlü anlatamayan insanlardır. Genellikle bulundukları yerden rahatsızlıklarını elleriyle dile getirirler. Korkularını dışa vurmak istemezler. Tedirgindirler.

HAREKETSİZ ELLER

Bazen insanlar, elleri yokmuş gibi davranarak hiç hareket ettirmezler. Bu tip elleri gördüğünüzde sahibinin dalgın, kendi başına karar veremeyen kişilik yapısına sahip olduğunu söyleyebilirsiniz.

August 14

Konuşulan konu nasihatler

 

Alıntı

nasihatler
 
NASİHATLER

Emânete ihânet etmeyin...
Hâlinizden şikâyet etmeyin…
Büyüğünüze emretmeyin…
Boş şeylerde ısrar etmeyin...
Câhillerle sohbet etmeyin…
Nefesinizi boşa tüketmeyin…
İnsanları bekletmeyin…
Etrafınızı kirletmeyin…
Hayatınızı mahvetmeyin…
Kimseye minnet etmeyin.
İnsanları yüzüne karşı methetmeyin…
Kimseye küfretmeyin...
Kötülüğe meyil etmeyin…
Malınızı boşa sarf etmeyin…
Sırrınızı açık etmeyin…
Her şeyi merak etmeyin…
Suçunuzu inkâr etmeyin…
Şerefinizi kaybetmeyin…
Vatanınızı terk etmeyin…

İyiliğe niyet edin…
Büyüklere hürmet edin…
Sıkıntıya sabredin…
Aza kanaât edin…
Sözünüzde sebat edin…
Bildiğinizle amel edin…
Hatanızı kabûl edin…
Yaramaz ise def edin...
Varken tasarruf edin…
Âlimlerle sohbet edin...
Nefsinizle inat edin…
Sofranıza dâvet edin…
Zararlıysa men edin…
Seviyorsanız ifâde edin…
Kalbleri fethedin...
Misâfire ikram edin...

Muhtâca yardım edin...
Bilseniz de istişare edin…
Tehlikeye dikkat edin…
Hakkı teslim edin...
Unutacaksanız kaydedin…
Esirgemeyin lûtfedin...
Gariplere merhamet edin…

Kazanmaya gayret edin…
Çalışanı takdir edin…
Başarıyı tebrik edin…
Mâzereti kabûl edin…
Her an tevekkül edin…
Hastaları ziyâret edin…
Çocuğunuzu terbiye edin…
Herkese tebessüm edin...
Güvenseniz de kontrol edin…
İnanmayana ispat edin…
Fakirleri gözetin…
Hayır için sarf edin…

ve bir seçimde oy hakkınızı
kullanma aşamasına geldiğinizde
kimi niye seçeceğinizi bilin...
ve kullandığınız oyun arkasında durun...
yaşamınızı dört duvar dışına çıkarın..
ettiğiniz yeminleri tekrar etmekten çekinmeyin
  
 

ŞİFA HAZİNESİ BİR HEDİYE (((ELMA)))

Alemlerin Rabbi'nden, Şifa Hazinesi Bir Hediye...!

İÇİNDEKİLER:
• Posa
• A, Bl, B2, B6, C ve E vitaminleri
• Uçan yağ
• Tanen
• Organik asidler
• Şekerler
• Silisyum
• Demir
• Flor
• Fosfor
• Manganez
• Kükürt.

YAN TESİRİ: Ekşi elmayı fazla yemek unutkanlık ve ateş yapar.

 

1) Güzel kan yapıcı: Elma kürüne devam etmek (günde 1 öğün sadece tatlı elma yemek) güzel kan yapar. Elmayı bolca yemeye devam edilir.

2) Hamile gıdası: Tatlı elma yemek hamilelerin mide bulantısını giderir. Güzel kan yapar, kolay doğum yapmasını sağlar, anne karnındaki bebeği iyi besler.

3) Güzel uyku verici: Gece yatmazdan evvel elma yemek tatlı uyku verir, elma yendikten sonra dişleri mutlaka misvaklayınız.

4) Zayıflama kürü: Günlük 1 öğün elma yemek hazmı kolaylaştırır, şişmanlıktan kurtarır.

5) Beyni açıcı: Elmayı bolca yemek beyni açar.

6) Zararlı ifrazatları (toksinleri) atıcı: Elma kürüne devam etmek vücuttaki zararlı tuzları atar.

7) Cildi güzelleştirici: Gece yatarken 2 elma yeseniz, sabahleyin yüzünüzün beyazladığını göreceksiniz. Elma suyu ile cilt sık sık temizlenir.

8) Sivilce, egzama: Elma kürüne devam edilir. (Bol elma yenir.)

9) Serinletici, susuzluk giderici: Susadıkça elma, hıyar, kavun, karpuz gibi berdi gıdaları yiyiniz.

10) Hazmı kolaylaştırıcı: Elma yemek hazmı kolaylaştırır. (Kabuğunu soymadan.) Bu hazım kolaylaştırıcı etki elma ve hıyar kabuğunda mevcuttur.

11) Böbrek çalıştırıcı: Elma yemek böbrekleri çalıştırır.

12) Bronşit, nezle, anjin: Elma yemeğe devam edilir. Çekirdekleri biriktirilir. Elma çekirdekleri, ayva çekirdekleriyle beraber yalnız elma çekirdeği de olur. Ezilip kaynatılır. Sabahleyin süzülüp balla tatlandırılarak gargara yapılır. Bu çaydan içmeye devam edilir.

13) Kalp ve damar açıcı: Elmanın yeni çıkan filizleri, oğul otuyla beraber kaynatılıp balla tatlandı-nlarak soğuk içilmeye devam edilir.

14) Bağırsak kurtları: Elma çekirdeği, kabak çekirdeğiyle beraber ezilip kaynatılır, sabahleyin süzülüp 1 su bardağı içilir. 1-2 saat yemek yenmez. 1 hafta devam edilir.

15) Uçuk, ağız içi iltihapları: Elma yenmeye devam edilir, aç karnına.

16) Mide ülseri: Elma yenmeye devam edilir.

17) Zehirlenme: Elma yaprakları kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.

18) Sarılık: Elma kürüne devam edilir.

19) Karaciğer güçlendirici: Elma kürüne devam edilir.

20) Halsizlik: Elma şurubuna devam edilir.

21) Kansızlık: Elma şurubuna devam edilir.

22) Çıban: Elma pişirilip çıban üzerine lapası bağlanır.

23) Göz kuvvetlendirici: İçinde A vitamini olduğu için gözleri kuvvetlendirir.

24) Kolesterol: Elmayı kabuğuyla yemek kolesterolü düşürür.

25) Mikrop öldürücü: Kabuğuyla elma yenirse içeriğindeki malik asit mikroplan öldürür.

26) Kusma Bulantı: Hamilelik bulantıları ve normal bulantılara elma yemek çok faydalıdır.

27) Safra düzenleyici: Tatlı elma yemek safrayı düzenler.

 

ALKOL VE UYUŞTURUCU KULLANIMI ve TEDAVİ ŞEKİLLERİ

ALKOL KULLANIMI
Alkolü günümüzde stres atmak, duygudurumumuzu değiştirmek veya eğlenmek için kullanırız. Ergenler de ise merak , özenti ve kendini kanıtlama alkol kullanımında başta önemli nedenlerdir. Bu , arada bir seyrek kullanımlar bir süre sonra sıklaşmaya ve ilerledikçe karşı konulmaz bir alkol tüketimine döner. Bu süreçte kişinin hayatı birçok yönden değişir
MADDE KULLANIMI
Madde kullanımında da alkol kullanımında geçerli olan nedenler aşağı yukarı aynıdır: gevşeme isteği , arkadaş çevresi , stres atma , rahatlama , özenti gibi . Genelde bir kez denemeyle başlar .
Ve madde kullanımı hakkındaki YANLIŞ DÜŞÜNCELER:
“Bir kereden bir şey olmaz ”
“Herkes kullanıyor ”
“Benim iradem güçlüdür bu yüzden bağımlı olmam ”
“İstediğim zaman bırakabilirim ” tarzı düşünceler bağımlılığa dönüşmesine yol açar.
Uzun süreli alkol ve madde kullanımıyla görülen olumsuz değişimler:
Ailesi ve sosyal çevresiyle ilişkileri bozulur ya da çevresi sadece kendisi gibi alkol ve madde kullananlardan oluşur.
İş hayatı bozulur ; ekonomik sıkıntılar yaşamaya başlar
Duygusal çökkünlük hali yaşanmaya başlanır.
Cinsel hayatta sorunlar baş gösterir.
Kültürel , sanatsal , sportif faaliyetlere katılamaz .
Saldırgan davranışlar görülür.
İntihar düşünceleri veya teşebbüsleri bulunur.
Yanında eşlik eden başka madde kullanımları olabilir.
Tabi bunların yanında birçok sağlık problemi de kendisini gösterir.
Alkol ve Madde Bağımlılığı Nasıl Oluşur?
İlk olarak böyle merak veya özentiyle başlar. Daha sonra ‘zevk’ için ara sıra kullanır ama kişiye göre hala bırakabileceğini düşünür. Giderek daha fazla vaktini madde ile geçirir. Artık sadece ‘zevk almak’ için değil üzüldüğü zamanlarda da maddeye başvurur. Bir süre sonra madde almadığı zaman ortaya çıkan yoksunluk belirtilerini yok etmek için almaya devam eder.Bağımlı olduğunda da artık ‘zevk almak’ için değil ‘normal’ hissedebilmek için kullanır. . Bağımlılık bu şekilde oluşur .
Bağımlılıktan nasıl kurtulunur?
Bağımlı olduktan sonra kurtulmak o kadar kolay gerçekleşmez . Bunun için kişinin tıbbi ve psikolojik yardıma ihtiyacı vardır.
Her iki madde alışkanlığının tedavisinde kullanılan yöntemler:
İlaç tedavisi
Bilişsel-davranışçı terapiler
Grup terapileri
Destekleyici psikoterapi
Aile terapisi
August 12

Konuşulan konu ZEMZEM SUYU...

 

Alıntı

ZEMZEM SUYU...

 

 

 
 

 

     

     

     

      img509/1104/roseredtop2bi9.jpg

     

    ZEM ZEM SUYU' NUN HİKMETİ

     

    1-) Avrupa`da laboratuarlarda yapılan araştırmaya göre Zemzem suyu
    diğer sulara göre çok daha az kükürt taşımaktadır.

    2-) Yine ayni araştırmaya göre diğer sulara göre çok daha besleyicidir ve çok daha fazla mineral barındırmaktadır.

    3-) Kaynağı henüz bulunamamıştır. Nereden geldiği su anki teknolojiye
    göre bile bilinemiyor. Yakınlarında hiçbir kuyu yok ve denize de 80 km uzaklıkta. Bu şartlarda suyunu denizden veya başka bir kuyudan alması imkansız. Nasıl oluyor da yıllardır suyu bitmiyor, bunu kimse bilmiyor.

    4-) Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu
    gidermek için içenin susuzluğunu giderir.

    5-) Sadece 1,5 metre derinliğindeki ufacık bir kuyudan çıkan su, hac mevsimi boyunca milyonlarca hacının tüm su ihtiyacını karşılamaktadır ve hiçbir zaman ne azalma ne de kuruma göstermemektedir.

    6-) Dünya Sağlık Örgütü (WHO)`nun raporlarına göre Dünyadaki en
    içilebilir ve sağlıklı sulardan biri.

    7-) Amerika`da yapılan test sonuçlarına göre Dünya`da içinde
    mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan TEK su zemzem suyu.

    ORAYA GİTMEYEN BİLEMEZ..

    ZEMZEM SUYU

    HER ZAMAN GELENLERİN MİKTARINCA AZALIR VEYA ÇOĞALIR.

    HERŞEY RABBİMİN ELİNDE..

    LEHUL MÜLK  O..

    O İSTERSE HERŞEY OLUR

    YETER Kİ İSTESİN..

    RABBİM

    CÜMLEMİZE ORALARA GİTMEK

    ZEMZEM SUYUNDAN DOYASIYA İÇMEK NASİP ETSİN..

     

     

    YA RABBİ !!

    BİZLERE DE HAYIRLI ÖMÜR,,

    İMANLI YAŞAM VE

    SANA KAVUŞMAK OLAN

    SON NASİP ET..

    AMİNN!!

    Image and video hosting by TinyPicImage Hosted by ImageShack.usImage and video hosting by TinyPic

    zeynep's special execution

 

 

KURAN'İ KERİM OKU

    Image and video hosting by TinyPic 

             KUR'AN  DİNLE  

    Image and video hosting by TinyPic  

     

    Image and video hosting by TinyPic

    Image and video hosting by TinyPic

    Image and video hosting by TinyPic

     Image and video hosting by TinyPic

     Image and video hosting by TinyPic 

     Image and video hosting by TinyPic

     Image and video hosting by TinyPic

     Image and video hosting by TinyPic

    Image and video hosting by TinyPic 

    Image and video hosting by TinyPic

     Image and video hosting by TinyPic

    Image and video hosting by TinyPic

    Image and video hosting by TinyPic

    Image and video hosting by TinyPic

     Image and video hosting by TinyPic

     Image and video hosting by TinyPic

     Image and video hosting by TinyPic

     Image and video hosting by TinyPic

      Image and video hosting by TinyPic 

     Image and video hosting by TinyPic

     

     

    ein Bildein Bild
    Kuran-i Kerim Dinleein Bild

    Sure İsmi

    Media Player

    Sure İsmi

    Media Player

    1-Fatiha Suresi

    Dinle

    50-Kaf Suresi

    Dinle

    2-Bakara Suresi

    Dinle

    51-Zariyat Suresi

    Dinle

    3-Al-i İmran Suresi

    Dinle

    52-Tur Suresi

    Dinle

    4-Nisa Suresi

    Dinle

    53-Necm Suresi

    Dinle

    5-Maide Suresi

    Dinle

    54-Kamer Suresi

    Dinle

    6-En'am Suresi

    Dinle

    55-Rahman Suresi

    Dinle

    7-A'raf Suresi

    Dinle

    56-Vakıa Suresi

    Dinle

    8-Enfal Suresi

    Dinle

    57-Hadid Suresi

    Dinle

    9-Tevbe Suresi

    Dinle

    58-Mücadele Suresi

    Dinle

    10-Yunus Suresi

    Dinle

    59-Haşr Suresi

    Dinle

    11-Hud Suresi

    Dinle

    60-Mümtehine Suresi

    Dinle

    12-Yusuf Suresi

    Dinle

    61-Saff Suresi

    Dinle

    13-Ra'd Suresi

    Dinle

    62-Cum'a Suresi

    Dinle

    14-İbrahim Suresi

    Dinle

    63-Munafıkun Suresi

    Dinle

    15-Hicr Suresi

    Dinle

    64-Teğabun Suresi

    Dinle

    16-Nahl Suresi

    Dinle

    65-Talak Suresi

    Dinle

    17-İsra Suresi

    Dinle

    66-Tahrim Suresi

    Dinle

    18-Kehf Suresi

    Dinle

    67-Mülk Suresi

    Dinle

    19-Meryem Suresi

    Dinle

    68-Kalem Suresi

    Dinle

    20-Taha Suresi

    Dinle

    69-Hakka Suresi

    Dinle

    21-Enbiya Suresi

    Dinle

    70-Mearic Suresi

    Dinle

    22-Hacc Suresi

    Dinle

    71-Nuh Suresi

    Dinle

    23-Mi'minun Suresi

    Dinle

    72-Cin Suresi

    Dinle

    24-Nur Suresi

    Dinle

    73-Müzzemmil Suresi

    Dinle

    25-Furkan Suresi

    Dinle

    74-Müddessir Suresi

    Dinle

    26-Şuara Suresi

    Dinle

    75-Kıyamet Suresi

    Dinle

    27-Neml Suresi

    Dinle

    76-İnsan Suresi

    Dinle

    28-Kasas Suresi

    Dinle

    77-Murselat Suresi

    Dinle

    29-Ankebut Suresi

    Dinle

    78-Nebe Suresi

    Dinle

    30-Rum Suresi

    Dinle

    79-Nazi'at Suresi

    Dinle

    31-Lokman Suresi

    Dinle

    80-Abese Suresi

    Dinle

    32-Secde Suresi

    Dinle

    81-Tekvir Suresi

    Dinle

    33-Ahzab Suresi

    Dinle

    82-İnfitar Suresi

    Dinle

    34-Sebe Suresi

    Dinle

    83-Mütaffifin Suresi

    Dinle

    35-Fatır Suresi

    Dinle

    84-İnşikak Suresi

    Dinle

    36-Yasin Suresi

    Dinle

    85-Buruc Suresi

    Dinle

    37-Saffat Suresi

    Dinle

    86-Tarık Suresi

    Dinle

    38-Sad Suresi

    Dinle

    87-A'la Suresi

    Dinle

    39-Zümer Suresi

    Dinle

    88-Gaşiye Suresi

    Dinle

    40-Gafir(Mü'min Suresi)

    Dinle

    89-Fecr Suresi

    Dinle

    41-Fussilet Suresi

    Dinle

    90-Beled Suresi

    Dinle

    42-Şura Suresi

    Dinle

    91-Şems Suresi

    Dinle

    43-Zuhruf Suresi

    Dinle

    92-Leyl Suresi

    Dinle

    44-Duhan Suresi

    Dinle

    93-Duha Suresi

    Dinle

    45-Casiye Suresi

    Dinle

    94-İnşirah Suresi

    Dinle

    46-Ahkaf Suresi

    Dinle

    95-Tin Suresi

    Dinle

    47-Muhammed Suresi

    Dinle

    96-Alak Suresi

    Dinle

    48-Fetih Suresi

    Dinle

    97-Kadir Suresi

    Dinle

    49-Hucurat Suresi

    Dinle

    98-Beyyine Suresi

    Dinle

    99-Zilzal Suresi

    Dinle

    102-Tekasur Suresi

    Dinle

    100-Adiyat Suresi

    Dinle

    103-Asr Suresi

    Dinle

    101-Karia Suresi

    Dinle

    104-Humeze Suresi

    Dinle

    105-Fil Suresi

    Dinle

    107-Maun Suresi

    Dinle

    106-Kureyş Suresi

    Dinle

    108-Kevser Suresi

    Dinle

    109-Kafirun Suresi

    Dinle

    111-Tebbet Suresi

    Dinle

    110-Nasr Suresi

    Dinle

    112-İhlas Suresi

    Dinle

    113-Felak Suresi

    Dinle

    114-Nas Suresi

    Dinle

       

     İNŞAALLAH

    Image and video hosting by TinyPic BOLCA HATİM YAPARIZ  Image and video hosting by TinyPic 

    zeynep's special execution

    SICAK HAVALARDA ALINACAK TETBİRLER

    SICAKKKK DAHA DA SICAKKKK OLACAKKK...........
    Sıcak çarpmasından korunmak için güneşin dik geldiği saatlerde açıkta bulunmayın, denize girmeyin, şapka, güneş gözlüğü ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanın, açık renkli, hafif ve dar olmayan kıyafetleri tercih edin...

    g_ne_.jpg

    Sağlık Bakanlığı, yaz mevsimi ile birlikte artan sıcaklıkların sebep olduğu rahatsızlıklar ve bunlardan korunma yolları konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu.
    Bakanlıktan yapılan açıklamada, yaz mevsimi ile artan hava sıcaklıklarının insan sağlığını tehdit ettiği, özellikle sıcak havalarla birlikte; bebek, çocuk, yaşlı ve hamileler ile tansiyon, kalp ve şeker hastalığı gibi kronik hastalıkları bulunan kişiler başta olmak üzere herkes için ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıktığı vurgulandı.

    Görülen rahatsızlıkların başında; sıcak çarpmaları, gıda zehirlenmeleri ve sıvı kaybına bağlı rahatsızlıklar geldiği belirtilenaçıklamada, bilinç kaybı ve ölümle sonuçlanabilecek olan bu olumsuz etkilerden alınacak bazı tedbirler ile korunmanın mümkün olduğunun altı çizildi.

    SICAK ÇARPMASI
    Açıklamada, açık alanlarda dolaşanlar ile özellikle sahil bölgelerinde tatil yapan vatandaşların ısı ve nem artışı ile birlikte vücut ısısının ayarlanamaması sonucu sıcak çarpmasına maruz kaldıklarıbelirtildi.

    Sıcak çarpmasının güçsüzlük, yorgunluk, baş dönmesi, bol terleme, adale krampları, davranış bozukluğu, sinirlilik, solgun ve sıcak deri,mide krampları, kusma, bulantı, hızlı nabız, bilinç kaybı ve hayal görme belirtileriyle ortaya çıktığı kaydedilen açıklamada, sıcak çarpmasına maruz kalanlar için yapılması gerekenler ise şöyle sıralandı:
    Hasta serin ve havadar bir yere alınır,
    Giysiler çıkarılır,
    Sırt üstü yatırılarak, kol ve bacaklar yükseltilir,
    Bulantısı yoksa ve bilinci açıksa su ve tuz kaybını gidermek için1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı sıvı ya da soda içirilir.

    Açıklamada, ayrıca bilinç kaybı ve diğer acil durumlarda 112 acil çağrı numarasından tıbbi yardım istenmesi gerektiği ifade edildi.

    SICAK ÇARPMASINDAN KORUNMANIN YOLLARI
    Vatandaşların sıcak çarpmasından korunması için yapması gerekenlerin de belirtildiği açıklamada, bu olumsuzluklara maruz kalınmaması için vatandaşların özellikle güneşin dik geldiği saatlerde (saat 11.00 ile 16.00 arasında) açıkta bulunmamaları ve denize girmemeleri, çıkılacaksa, özellikle şapka, güneş gözlüğü ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanmaları, dar kıyafetler yerine terletmeyen, açık renkli ve hafif giysileri tercih etmeleri, doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmamaları, kapalı mekanların düzenli aralıklarla havalandırılmasına özen göstermeleri vesıvı kaybını önlemek için günde en az 2 litre sıvı almaya dikkat etmeleri gerektiği bildirildi.

    Açıklamada, sıvı ihtiyacını karşılamak için başta su olmak üzere süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları, bitki ve meyve çayları tercih edilmesi önerildi. Bebekler ve çocuklar sıvı kayıplarını ifade edemeyebilecekleri için anne-babaların daha dikkatli olmaları için uyarıldı.

    CİLT YANIKLARINA DİKKAT
    Güneş ışınlarına doğrudan maruz kalma durumlarında cilt yanıklarının da sıkça görüldüğü ve bilinçsizce yapılan uygulamaların ciddi tehlikelere yol açtığı ifade edilen açıklamada şunlar kaydedildi:
    “Güneş ışınlarına bağlı yanıklarda deride kızarıklık, ağrı ve yanık bölgesinde su toplanmasına bağlı şişlikler oluşur. Yanık, derinliği, yaygınlığı ve oluştuğu bölgeye bağlı olarak organ ve sistemlerde işleyiş bozukluğuna dahi yol açmanın yanı sıra; ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelebilmektedir. Ayrıca bilinçsizce kullanılan kremler, diş macunu, yoğurt gibi uygulamalar yanığın iyileşmesini geciktirdiği gibi ciddi enfeksiyon riskleri de taşımaktadır. Vatandaşlarımız güneş yanıklarından korunmak için 15 dakikadan fazla güneş altında kalmamalı, daha uzun süre kalınacaksa koruyucu ve nemlendirici kremler kullanmalıdır. Güneş yanığı durumlarında ise temizlik ve hijyene dikkat edilmeli, sık sık soğuk suile yıkanmalı ve bol sıvı alınmalıdır. Yanık yüzeyinde oluşan şişlikler patlatılmamalı, yanık yüzeyi geniş ise mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

    YETERLİ VE DENGELİ BESLENMENİN ÖNEMİ
    Yaz aylarında yeterli ve dengeli beslenmenin önemine de değinilen açıklamada, dört besin grubunda yer alan besinlerin imkanlar çerçevesinde her öğünde tüketilmesi gerektiği belirtildi. Et, yumurta, kurubaklagil grubunda; et, tavuk, balık, yumurta ve nohut, kurufasulye, mercimek gibi kurubaklagiller ile bir avuç kadar fındık, ceviz ve benzeri yağlı tohumlar, süt ve süt ürünleri grubunda;süt, yoğurt, peynir ve ayran, sebze ve meyveler ile ekmek ve tahıl grubunda; pirinç, bulgur, mısır, çorbalar, ve benzeri besinlerin tüketilmesi önerildi.

    Besinlerin pişirilirken ızgara, buğulama, haşlama yöntemlerinin, enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlıları, dondurma gibi tatlılar tercih edilmesi gerektiği kaydedilenaçıklamada, şu tavsiyelerde bulunuldu:
    Yaz aylarında artan sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanmak ve günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmek çok önemlidir. Başta kanser, kalp- damar hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları (kabızlık vb.) gibi birçok hastalığın önlenmesinde, kan şekerinin düzenlenmesinde sebze ve meyveler önemli rol oynamaktadır. Ayrıca sebze ve meyvelerde bulunan C vitamini antioksidan özellik göstermektedir. Örneğin; yeşil biber, maydanoz, çilek, erik gibi sebzeve meyvelerde bol miktarda C vitamini yer alır. Yumurta, süt ve süt ürünleri, kayısı gibi besinlerde bulunan A vitamini ve kurubaklagil, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlarda bulunan E vitamini yine antioksidan özellik göstermektedir ve yaz aylarında sıklıkla tüketilmelidir. Ayrıca sebze ve meyvelerdeki posa miktarının yüksek olması vücuttan zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına ve kilo fazlası olanlarda kilo vermeye de yardımcı olur. Özellikle yaz aylarında dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, sindirim rahatsızlıkları ve gıda zehirlenmelerine yol açabileceği göz önünde bulundurularak bunların tüketiminden kaçınılmalıdır. Sıcak havalarda besinlerin bozulma riski yüksektir. Özellikle et, süt ve sütlü ürünler potansiyel riske sahiptir.


    hava.jpg

    AŞK REÇETESİ


    010106na7.gif

    a_k.gif

    coeur9_1_.gif

    coeur18_1_.gif

    Aşk Reçetesi

    Aşk doğa eczanesinde nasıl elde edilir?

    İlacın Adı: Aşk

    Familya: Sevdaca

    Bitki Adı: Aşkus Tadarus

    Elde Edilişi: Aşkı elde etmek için türlü yöntemler vardır. Birinci yöntem için ilkel maddeler,para,bir çift söz ve bir çift kesici gözdür. Fakat bu yöntem pahalı olduğu için, endüstride başka yollarla elde edilir. Özellikle orta insanlar arasında aşk, parasız-pulsuz, belirli bir süre "gözleme" yardımı ile elde edilir. Bu şekilde elde edilen aşk saf değildir. Çeşitli randevularla kristalleştirilir ve daha sonra saf olarak elde edilir.

    Fiziki Özellikleri:

    Pembe renkli kristallerden olusur. Kalpte yerleşir. Keskin lezzetlidir. Özellikle iç organlarda hissedilir. İlk resmi tanımı Adem ile Havva tarafından yapılmış, sonra insanlar tarafından geliştirilmiştir.

    Kimyasal Özellikleri:

    Kaba sözlerden alınır. Formülü hemen değişir. Aslında aşk dayanıklı bir madde değildir. Parasızlık, sefillik, yalancılıkla "geçimsiz" bir ilaçtır.

    Saflık Muayenesi:

    Aşkın ne ölçüde "saf" olduğunu anlamak için ihanet, aldatma, matrak geçmeyle ne ölçüde dayanıklı olduğu anlaşılır.

    Miktar Tayini:

    Aşk enjekte edilmiş ve hassas tartılmış bir insan, bir haftada kilo kaybederse bu uluslararası ölçülere göre en az Romeo-Juliet, Türk ölçülerine göre Leyla Mecnun aşkına eşittir.

    Kullanışı:

    Nisan ve nikahta az dozlarla alınmalı, fazla miktarı, magandalardan para kopartmada kullanIılır. Aşk çeşitli biçimlerde görülebilir. Bilim aşkı, sanat aşkı, doğa aşkı gibi..

    Teşhisi:

    Kalp çarpıntısı. Uçma hissi, gözlerde kararma, sevdiğinden başkasını görememe şeklinde özel bir körlük. Mantık kaybı. Uykusuzluk, iştahsızlık, terleme..

    Kullanışı:

    Kalbi hızlandırmak için, alçak dozda.Sinir sistemini uyarmak için yüksek dozda. Moral ve cesaret verici neşelendirici. Ancak belli dozu yoktur. Hiç alınmazsa kişide kompleks yaratır.Yüksek dozda öldürücü, alçak dozda guldurucu etkisi vardIr.

    İlacın Reklamı İçin Uygun Slogan:

    Karanfilim ez beni, çift kanatlı tülbentten süz beni, sen kalem ol ben divit, reçeteye yaz beni...

    ivy.gif

    İDEAL ERKEKLER

    000_fwdthepe.jpg

    003_file002.jpg

    001_file000.jpg

    002_file001.jpg

    004_file003.jpg

    İDEAL ERKEKLERI
    SABIRLA BEKLEYEN BAYANLAR

    005_file004.jpg

    9b1ae91a06bea737a57167a5_1_.gif

    azg_n.jpg

    İLK 4 AYDA BEBEĞİN BESLENMESİ

    ÇOCUK

    33195_1_.gif

    İLK 4 AYDA BEBEĞİN BESLENMESİ

    cocuk2.jpg


    İlk 4 ayda yalnızca anne sütü ile beslenen bebekler ishal, zatürree gibi bulaşıcı hastalıklara ve alerjik hastalıklara daha az yakalanırlar, daha sağlıklı büyürler. İlk 4 ayda bebeğinizi sadece anne sütü ile besleyiniz. Bu aylarda anne sütü ile birlikte verilen ek besinler bebeğin anne sütünden yararlanmasını engeller.

    Bu aylarda, hastalık durumu ve çok sıcak havalar dışında bebeğinizin su gereksinimi yoktur. Eğer vermeniz gerekli ise kaynatılmış ve şekersiz su veriniz.

    İlk günlerde gelen anne sütü çok besleyicidir, bebeğinizi sık sık emzirerek bu sütten yararlanmasını sağlayınız.

    Anne sütünün artmasını sağlamak için göğüslerinizin boşalması gerekmektedir. Bu nedenle bebeğinizi sık besleyiniz. Bebeğinizin emmediği durumlarda göğsünüzü pompa ile mutlaka boşaltınız.

    Tüm annelerin sütü yararlıdır. Sütünüz size sulu gelebilir. Bu anne sütünün genel özelliğidir, bu konuda endişe etmeyiniz.

    Bebeğiniz her beslenmeden sonra az miktarda kaka yapabilir. Bu durum normaldir, endişelenmeyiniz.

    Bebeği emzirirken göğüs uçlarında acıma, çatlak gibi durumlar sık görülebilir. Bu durumda bebek sık emzirilmeli ve göğüs başları kuru tutulmalıdır.

    Emziren anneler her zaman sutyen giymelidirler. Sutyen bol ve pamukludan yapılmış olmalıdır.

    Anne sütünün yetmediği inancı ile doktora danışmadan yeni bir gıdaya başlanmamalıdır. Düzenli kilo alan, günde 6 defa beslenebilen, bezini günde 6 kez ıslatan ve 1-2 kez de kaka yapan bir bebek anne sütünü yeterince alıyor demektir.

    Anne sütünün yeterliliği en iyi, çocuğun gereken kiloyu alması ile anlaşılır. Bu nedenle bebeğinizi düzenli aralıklarla sağlık kontrolüne götürünüz.

    Çalışan anneler sütlerini sağdıktan sonra 20 dakika kaynatılarak steril edilmiş şişelerde buzdolabı raflarında 24 saat, buzlukta ise 6 ay saklayabilir. Saklanan anne sütü hiçbir zaman kaynatılmamalıdır.

    Bebeklere ilk yaşın sonuna kadar kaynatılmamış su verilmemelidir.

    Emzirme Sırasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

    1-Emzirmeye başlamadan önce ellerinizi yıkayınız.

    2-Emzirirken sırtınızı dayayabileceğiniz şekilde rahat oturunuz.

    3-Her gün banyo yapamayan anneler, meme başlarını günde bir kez sabunlu su ile silmelidirler. Meme başlarının nemli olması meme başı çatlaklarına yol açar.

    4-Emzirirken meme ucu ve etrafındaki kahverengi halkanın çocuğun ağzını tamamıyla kapatacak şekilde olmasını sağlayınız.

    5-Emzirirken çocuğunuzun burun deliklerinin açık olmasına dikkat ediniz.

    6-Her emzirme öğününden sonra bebeğinizin gazını çıkarttırınız.

    7-Beslenme programını bebeğinizin isteğine göre düzenleyiniz. Bu istek 2 saat aralıklarla bile olabilir, buna uyunuz.

    Bebeklerini emziren annelerin iyi beslenmesi anne ve bebek sağlığı açısından önemlidir. Bu nedenle anneler;

    Günde 2 lt (10 su bardağı kadar) sulu gıdalar (su, süt, az şekerli limonata, komposto, çorbalar vb.) almalıdır.

    Günlük beslenmesinde en az 2 su bardağı süt veya yoğurt, 1 köfte kadar et, 1 adet yumurta, 3 ince dilim ekmek veya 3 porsiyon unlu yiyecek, 2 adet meyve bulunmalıdır. Anne, süt verirken sigara içmemeli, çay ve kahve gibi besleyici değeri olmayan içecekleri tüketmemelidir.

    cocuk1.jpg


    ............D İ Y A B E T ...........

    BİLGİLENELİM

    diyabet

    diab.jpg

    Diyabetin Tanımı
    Diabet insülin ile ilgili bir problemden kaynaklanan bir hastalıktır. Problem vücudun hiç insülin üretmemesi, yeterli düzeyde insülin üretememesi veya insülini tam anlamıyla kullanamamasıdından kaynaklanır.
    İnsülin pankreasta üretilen ve kan şekerini düzenleyen bir hormondur. Vücudunuzdaki hücreleri küçük birer makine olarak düşünün.Bütün makinalar işleyebilmek için yakıt almak zorundadırlar.İşte yediğimiz yiyeceklerle aldığımız karbonhidrat protein ve yağlar vücutta dönüşüme uğrayarak hücreleri çalıştıracak yakıt haline dönüşürler.Hücreler tarafından kullanılan esas yakıt basit şeker olarak adlandırılan glukozdur. Hücreler büyümek ve fonksiyonlarını yürütmek için gerekli enerjiyi glukozu kullanarak üretirler.
    İşte hücrelerin yakıtı olan kandaki glukozun hücrelere geçebilmesini ve hücrelerin bunu yakarak enerji üretebilmesini İnsülin sağlar.İnsülin kan dolaşımı boyunca glukoza eşlık eder ve hücrelerin kilidini açarak glukozun içeriye girmesini sağlar.Eğer vücut yeterli insülin üretemezse hücreler glukozu kandan alıp enerjiye çeviremezler ve kullanılmayan glukoz kanda yüksek seviyelere ulaşır.Kullanılmayan glukoz karaciğer ve kas hücrelerinde glikojen olarak depolanır.Yemek aralarında kandaki şeker oranı düştüğünde karaciğerde depolanmış olan glikojen glukoza dönüşerek kana verilir.
    Diabetlilerde insülinle ilgili problem yüzünden glukoz hücrelere giremez.Kullanılamayan glukoz kanda birikir ve hiperglisemi olarak adlandırılan tabloyu oluşturur.
    Diabet hiçbir belirti vermeden uzun yıllar boyunca sinsice ilerleyebilir.Tanı konduğu zaman oluşabilecek zararları önlemek için çok geç kalınmış olabilir. Genellikle diabet tanısı konduğunda kardiovasküler hastalıklar,böbrek hastalıkları veya görme bozuklukları gibi komplikasyonlar oluşmuştur.
    Günümüzde geliştirilmiş tanı ve tedavi yöntemleri ile diabetlilerin yaşam kaliteleri artmış ve erken ölümlerde azalma görülmüştür.
    UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

    Diyabetlimisiniz ?

    American diabet derneği 45 yaşına gelmiş her erişkinde açlık kan şekeri ölçümünün yapılmasını önermektedir.Eğer test sonuçları normal çıkarsa testler 3 yılda bir yenilenmelidir. Eğer diabetle ilgili risk grubundan iseniz veya diabet belirtilerinden herhangi biri varsa daha genç yaşlarda ve daha sık aralar ile açlık kan şekeri ölçümü yaptırmalısınız.

    Açlık Kan Şekeri ölçümü diabetin tanısı için basit ve güvenilir bir yöntemdir.Test için kan alınmadan önceki gece (veya 8 saat önceden) aç kalınmalıdır.Normal açlık kan şekeri değerleri 70-120 miligram/desilitre'dir

    Açlık kan şekeri düzeyi iki testte 126 mg/dl'den yüksek çıkarsa diabet tanısı doğrulanır. (Eskiden bu sınır 140 mg/dl idi.1997 den sonra 126 mg/dl olarak düzeltildi.) Doktorunuz açlık kan şekerinizdeki yükselme ile veya diabet belirtileri ile birlikte kan şekerindeki yükselme ile diabet tanısı koyacaktır

    diabe.jpg

    Şeker Hastalığının (Diabetes Mellitus) Belirtileri Nelerdir ?
    Tedavi edilmeyen şeker hastalarında aşağıdaki bekirtilerin hepsi veya sadece bir kısmı görülebilir.

    Ağız kuruluğu ve çok su içme (polidipsi)(Vücuttan idrarla çok su atıldığı için vücutta su azalır ve çok su içme ihtiyacı doğar)



    Çok idrara çıkma (poliüri), gece çok idrara kalkmak(Noktüri). (Kandaki fazla şeker böbreklerden idrara geçer, fazla şekeri atmak için şekerle beraber vücuttan suda atılacağı için idrar miktarı fazlalaşır)

    Açlık hissinin fazlalaşması ve çok yemek yeme (polifaji) (insülin yetersizliğinden dolayı hücrelerin ihtiyacı kadar şeker hücrelere giremez, bunun sonucunda hücrelerden beyine sürekli açlık sinyali gönderilir. Yemek yenilsede şeker hücrelere alınamadığı için açlık hissi devam eder, vücut yenilen besinleri enerjiye dönüştüremez . Bunun sonucunda halsizlik, kilo verme yakınmaları da ortaya çıkar.)

    Halsizlik

    Zayıflama

    Bulanık görme

    (Kan şekerinin yükselmesi görmemizi sağlayan göz merceği ve göz sıvısının yoğunluğunun değişmesine yol açar ve bulanık görme ortaya çıkar. Kan şekeriniz, şeker hastalığınızın tedavisi ile normal değerlere gelse de görmenizin düzelmesi bir kaç hafta alabilir.)

    Ciltteki yaraların veya kesiklerin yavaş iyileşmesi (Hücreler yeteri kadar beslenemedikleri için ve vücudun savunma sistemi bozuk olduğu için yara iyileşmesi geç olur)

    (Kadınlarda) Vajinal kaşıntı ( Kan şekerinin yüksek olması hem vücudun direncini azaltarak hem de mayaların çoğalmasını sağlayacak uygun ortamı hazırlayarak vajinal kandidiasis-vajinal mantar oluşmasını sağlar. Kan şekeri kontrolü ile bu durum kendiliğinden geçebilir, düzelmezse doktora başvurmanız gerekir)

    diabet.jpg


    August 11

    HASTALIKLAR ve ŞİFALI BİTKİLER

    Hastalıklar ve Şifalı Bitkiler

    Ağızda Ağrı

    Bütün ağız içine kara dut şurubu sürünüz. Bu ameliye ağız ağrısına olduğu kadar diş etlerine, boğaz iltihabına ve öksürüğe de faydalıdır.

    Ayrıca soğan yemeli kızılcık şerbeti veya şaplı su ile gargara yapılmalıdır.

    Ağızda ağrı ve ağız yarasından kurtulmak ve tekrar yakalanmamak için A vitaminin kaynağı olan karotenli yiyeceklerin tazesinden devamlı yenmelidir: Havuç, maydanoz, ıspanak, tereyağı gibi
    Bu arada A vitamininin kullanılması için gerekli çinkolu yiyecekler de alınmalıdır.

    Ağız kokusu

    Biraz maydanoz çiğnedikten sonra, bir elmayı ağızda iyice çiğneyerek yemelidir.

    Ağız yarası

    Adaçayı veya söğüt yaprağı ağızda çiğnenmelidir.

    Ağrılı regl (hayız)

    1. Faydalı yiyecekler, baharatlar ve şifalı bitkilerle karaciğer sağlığına kavuşturulmalı, safra arıtılmalı
    2. Tüm vücudun sağlığı için bol çiğ sebze ve meyve yenmelidir.
    3. ŞİFALI BİTKİLERLE TEDAVİ:
      1. Lahana Yaprağı: 2 iri lahana yaprağı masa üzerine şişe ile ezilir ve bez üzerinde soğuk olarak kasıklara vurulur (bağlanır). İki-üç saat orada bırakılır. Ağrıyı giderir.
      2. Marul Yaprağı: 2-3 marul yaprağı ince kıyılır ev bir litre suya konup 10 dakika kaynatılır, 20 dakika demlenir ve günde 2-3 su bardağı içilir.
      3. Civan Perçemi: Bir litre sıcak suya 40 gr. Çiçekli bitki konur, 20 dakika sonra süzülüp günde 2 su bardağı içilir. Regl’i söktürür, ağrı ve sancıyı keser. Çok tesirlidir.
      4. Maydanoz: 1 litre suya 100 gram tohum veya yaprak konur; 15 dakika kaynatıp 20 dakika demlenir, süzülür, günde 3 su bardağı içilir. Ağrı ve sancıyı giderir. Regl’i söktürür.
        Beslenmede hamur işlerinden (börek, çörek, kek, makarna vs.) kaçınmalı. Polen (çiçek tozu) günde bir çay kaşığı bira mayası günde bir tatlı veya çorba kaşığı suda eritilip içilir. Buğday çimi yenir.

    Albümin

    1 litre suya 4 çorba kaşığı ufalanmış mısır püskülü veya 4 çorba kaşığı ufalanmış ayrık kökü konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra 30 dakika bekletilip, süzülerek su yerine içilmelidir.

    Üzüm başta olmak üzere sebze ve meyve suyu içilir. Kendileri de yenebilir. Hayvani gıdalardan kaçınmalıdır.

    Anjin – Bademcik

    Ilık suya limon sıkarak her saat başı gargara ediniz. İki gargara arasında da ağızda limon dilimi bulundurarak eminiz.

    Taze pancar suyu veya adaçayı yahut ta tuzlu su ile gargara yapınız. Balık yağı içiniz

    Soğuk yiyecek ve içeceklerden, terli iken üşütmekten kaçınmalıdır.

    Anne Sütü:

    Anne sütünün gereğinden az oluşması da, gereğinden fazla oluşması da sıkıntı verebilir.

    • Süt Artırıcı: Badem, buğday çimi, arpa unu, havuç, mercimek, yer elması, anason, kimyon, rezeyan, fesleğen, ve şerbetçi otı.
    • Süt Azaltıcı: Enginar, maydanoz, nane ve adaçayı

    Astım (Nefes Darlığı)

    1. Yumruk kadar bir siyah turp ince rendelenir, üzerine bir limon sıkılıp iyice karıştırılır ve serin bir yere konur. Sabah kahvaltıdan yarım saat önce ve akşam yatarken hazırladığımızın suyundan yarımşar kahve kaşığı içilir. Bu ilacı içtikten sonra yarım saat geçmeden artık bir şey yenip içilmemelidir. Bu tertip tekrar tekrar hazırlanıp, tahammülle içmeye devam edilirse çok faydası görülür.
    2. Isırgan otları kurtulur, kurusundan 5 yemek kaşığı 1 litre kaynar suya konur, 20 dakika bekletilip pamuktan süzülür. Ilık olarak günde 8-10 çay bardağı içilmelidir. Kaynatma cam kapta yapılır ve şeker konmamalıdır.
    3. İnce kıyılmış soğanın üzerine bal serptikten sonra bu karışımı bir gece bekletip günde dört defa birer çay kaşığı içmeli.
    4. Solunum yolları hastalıkları için Magnezyum klorür’ün önemi büyüktür. Bir litre suda 20 g MgCl2 eritilmeli ve her 6 saatte bir, bir su bardağı olmak üzere 48 saatte 8 defa içmelidir.
      Giriş kısmında anlatılan prensiplere riayet edenler, kendilerini bu hastalıktan kurtarabilirler. Ancak, bu hastalığı atlatan şahıs beyaz ekmek yiyerek ve bol süt içerek tekrar astıma yakalanabilir. Her türlü nişastalı ve şekerli besinler bu düşmanın geri dönemesin sebep olur.
    5. Yenecekler: Havuç, turp, limon, kereviz, ıspanak yenecek ve suları da çıkarılabilirse su nisbetlerde içilecek:
      1. Havuç 2 ölçü + ıspanak 1 ölçü
      2. Turp 2 ölçü + limon suyu 1 ölçü
      3. Havuç 1 ölçü + kereviz 1 ölçü
      4. Havuç 2 ölçü + turp 1 ölçü

    Ayak ve El Üşümesi

    1. Çoban çantası, civanperçemi ve ökse otunu eşit miktarlarda (birer çorba kaşığı) karıştırıp çay gibi hazırladıktan sonra sabah ve akşam yemeklerinden önce bir çay bardağı içiniz
    2. Bir litre suya 1 su bardağı iyi siyah üzüm konur, 1-2 saat orta ateşte kaynatıp, suyundan günde 2-3 çay bardağı içilmelidir.
    3. Bir litre suya bir avuç çilek kökü kıyılarak konur 10 dakika kaynatıldıktan sonra yarım saat demlenmeye bırakılır. Süzüp, günde 3 su bardağı içilir.
    4. Beslenme: Maydanoz, kuru bakla, buğday çimi, nohut, mercimek, tere, ıspanak, marul, kayısı, bilhassa erik, yaş üzüm, limon ve portakal (kabuklarıyla) yeşil biber, greyfurt, soğan yenmelidir.

    Bağırsak Gazları

    Beyaz peynir, yoğurt, sirkeli turşu, süt kesiği, sarımsak, soğan yiyip üzüm şırası içmeli.

    Sofrada, maydanoz, kekik, tarçın, kimyon, zencefil, karanfil, nane gibi şifalı ot ve baharat bulundurmalı; bunları ya toz halinde almalı, mesela yemeklere ekilerek, yahut ta çayı yapılıp içilmelidir.

    Basur (Hemeroid)

    1. Patlıcanı ateşte közleyip yatarken çocuğa bez bağlar gibi konulmalıdır. Peş peşe iki üç defa tatbik ediniz.
      Ayrıca kabak, sarımsak ve soğanı bol yiyiniz. Ve çok oturmaktan kaçınınız.
    2. Bir avuç civan perçemi, bir avuç sığır kuyruğu ve bir avuç ayrık kökünü iki litre suda kaynatıp, günde iki defa bu sıcak su içersine oturunuz.
    3. Kabız olmamak için kepekli ekmek ve meyve yiyiniz.

    Böbrek Hastalıkları

    Bir demet kadar maydanozu soğuk suda yıkadıktan sonra 1 litre kadar suda kaynatıp süzünüz; bundan günde üç kere birer çay bardağı içiniz.

    Mısır püskülü, kiraz sapı, elma kabuğu veya bunların kurularının çayı tüm idrar yollarına ve mesaneye faydalıdır.

    Kurutulup saklanan bakla kapçıklarından kum ve albüminde, 1 litre suya 25 gr koyup 10 dakika kaynatmakla elde edilen sıvı bütün gün içildiğinde şifa verir.

    Semizotu, roka, elma, dut, armut, kavun, karpuz, üzüm, soğan, havuç, bakla, domates, fasulye, enginar, kereviz, lahana, marul, pırasa, şalgam yenilmelidir.

    Günde 1.5 litre civarında su içmeli, aksi halde böbrekler ve bağırsaklar vazifelerini yapamazlar.

    Bronşit ve Öksürük

    Marul, göğsü yumuşatır, bronşları ve öksürüğü iyileştirir. İncir yeyiniz.

    Öksürük için, ayrıca, gece yatarken boğazınıza bir cimcik karabiber atınız. Üzerine su içmeyiniz.

    Had ve müzmin bronşit için aşağıdaki reçeteler tatbik edilir.

    1. 4 bardak suya 2 çorba kaşığı 30 gram) sığır kuyruğu otu konur, kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere, birer çorba kaşığı içilir.
    2. Bir çay bardağı şalgam suyuna, iki tatlı kaşığı bal konur. 5 dakika kaynatılır. Sıcak sıcak içilir.
    3. Bir bardak havuç suyu içine yarım bardak sıcak süt konup, karıştırıldıktan sonra içilir.
    4. 4 bardak suya 2 tutam (40 gram) ebegümeci konup kaynatılır ve süzülür. Günde 3 kere birer kahve fincanı içilir.
    5. Ayrıca çay, adaçayı, hatmi çayı, kırmızı turp suyu, ayva veya elma kompostosu, karadut, böğürtlen, kişniş, üzüm, marul ve lahana çok faydalıdır.

    Damar Sertliği ve Kolesterol

    Dut damarları yumuşatır; zira P vitamini ihtiva eder. İç ve dış kanamaları önler.

    Elma kanı temizler, kolesterolü düşürür, damar sertliği ve kalp krizlerini önler.

    Taze bezelye ve buğday çimi (18) çok fayda verir.

    Bir litre suya 3 diş sarımsak, iki tutam Frenk maydanozu, bir tutam lavanta çiçeği, üç tutam adaçayı atarak demleyin. Bundan günde üç fincan içiniz.

    Damla (Gut – Nikris) Hastalığı

    Bir ufak limonu bir litre su içersine doğrayın. Buna bir tatlı kaşığı lavanta çiçeği bir tatlı kaşığı ayrık otu atın; demleyip, günde 3-4 çay bardağı içiniz.

    Lahana yapraklarını ütüleyerek sızlayan yerlere sarınız. Sarımsak yiyiniz.

    Diş Çürümeleri

    Şekerden ve şekerle yapılmış gıdalardan son derece kaçınılmalıdır. At kuyruğu otu çayı içilmelidir.

    Egzama ve Egzama Benzeri Hastalıkları

    Bu cins rahatsızlar için,

    1. Vücudtaki zehiri gidermek maksadıyla karaciğeri ve bağırsakları,
    2. Zehiri dışarı atmak için böbrekleri,
    3. Kaşıntıyı durdurmak için sinirleri,
    4. Kabuklardan temizlemek için deriyi,
    5. Dokunan yiyecek ve içeceklerden kesin vazgeçmek için nefsi tedavi etmek gerekmektedir.

    Girişi dikkatlice tekrar okuyup, yukardaki maddelerle ilgili kısımları da tetkik ettikten sonra, hem o tavsiyelere, hem de aşağıdakilere uyulmalıdır.

    Egzamalı kimsenin sinirlerini teskin için tatil ve spor yapması gerektiği gibi, kandaki zehirlerin temizlenmesi için yenilen besinlere çok dikkat edilmelidir. İş yaparken eldiven giymeli, mümkün olduğu kadar sudan uzak durulmalıdır. Egzama suyu sevmez, sudan azar.

    Soğan, havuç, marul sarımsak, hindiba, üzüm, pırasa, pancar ve enginar yenmeli; acı, ekşi, turşudan kaçınmalı ve asla bulaşıkta deterjan kullanılmamalıdır.

    Enfaktüs

    Kalp damarlarını açmak ev kan dolaşımını sağlamak maksadıyla:

    1. Alıç’ın çicek ve meyvası şöyle kullanılır: Bir su bardağı suya alıç’ın çicek ve meyvası konur; 10 dakika kaynatılır 30 dakika demlenir ve günde 2-3 bardak içilir.
    2. Kırlangıç otunun 2 litre sıcak suya iki avuç kuru yaprağı konur kaynatılır el ve ayak bununla banyo yapılır. Bu banyo suyunu KAYNATMADAN, sadece ısıtarak bir hafta kullanabilirsiniz.

    Felç

    Bir çay bardağı zeytinyağı ile; bir tatlı kaşığı toz tarçın, bir tatlı kaşığı toz karabiber ve iki çorba kaşığı su uygun bir kaba konup hafif ateşte su buhar oluncaya kadar ısıtılır. Kalan karışımla, hergün bir defa felçli kısımlar ovulur.

    Manevi yönelişe ihtiyaç vardır. Felç olmamak için, dengeli beslenme kaidelerine çok dikkat etmek, devamlı sebze ve meyve yemek gereklidir.

    Göz Rahatsızlığı

    Bir bardak su içersine iki tutam mavi kantaron ve 3 adet papatya atıp iki dakika kaynatıp, ılık olarak göz banyosu yapın.

    Guatr

    Her türlü lahana, karnabahar fazla yenilen yerlerde fazla guatr görülür. Keza şalgam, mercimek, kuru fasulye, soya fasulyesi, fıstık, antep fıstığı mısır fazla yenilirse guatr’a sebep olur. Yukardaki bitkilerden ve yabani hardal fazla yiyen ineklerin sütü de bu hastalığa yol açar. Bu yiyeceklerin menfi tesirlerini azaltmak için iyotça zengin olan sarımsak, soğan, taze fasulye, pırasa, balık, dut ve dut kurusu yemelidir.

    Halen guatrılı olan hastalar, hastalığa sebep olan yiyecekleri sağlıklarını kazanıncaya kadar yememelidirler.

    İki litre sirke içinde bir avuç dolusu meşe kabuğu kaynatılır. İçinde keten bir bez bir müddet bırakılıp kurutulduktan sonra boyuna sarılır. Üzerine de yün batkı bağlanıp bir hafta taşımalıdır.

    İktidarsızlık

    Genç, orta ve yaşlı erkeklerde vakitsiz cinsel iktidarsızlık olabilir. Bunu önlemek ve cinsel gücü arttırmak için hardal, kereviz, kırmızı biber, nane, rezeyan, roka, tere, soğan, tarçın, zencefil, kimyon, kuru yemişler, yulaf, bakliyat, zeytin yağı, polen tozu ve bal sürekli yenmelidir.

    İşeme

    Gece yatağını ıslatan 10 yaşından büyük çocuklar için yarım litre kaynar suya 1 tatlı kaşığı sarı kantaron 2 tatlı kaşığı civan perçemi, 1 tatlı kaşığı meşe kabuğu koyarak haşlayınız. Bundan sabah ve öğle 2 fincan içiriniz.

    İştahsızlık

    Yarım litre kaynar suya birer tatlı kaşığı iyice ufalanmış devedikeni, kırmızı kantaron ve kısa Mahmut otlarından koyup çay gibi haşlayınız. Yemeklerden 1 saat önce birer fincan içiniz.

    Kalpte şiddetli ağrı (Angine de Poitrine)

    Bir tencereye 7 çay bardağı kaynar su, 7 tatlı kaşığı ufalanmış alıç, 2-3 tatlı kaşığı kuşburnu ve 15-20 adet tere yaprağı koyup ağzını kapatmalı 24 saat bırakmalı. Çay süzgecinden süzüp, her öğünde bir su bardağı olmak üzere günde 3 bardak içmelidir.

    Kalp rahatsızlıklardan mısırözü, ayçiçeği veya haşhaş yağı kullanmalı. Hayvani yağlardan ve yağlı etlerden hatta etin fazlasından kaçınmalı. Daha ziyade marul, elma, erik, üzüm, patlıcan, taze fasulye, kereviz, soğan, sarımsak, lahana, nar gibi meyve ve sebzeleri bol yemelidir.

    Kanamalar

    İç kanamalar, bilhassa mide kanamalarında bir çay bardağı kadar suya 1-2 kahve kaşığı hesabıyla at kuyruğu otu koyun, kaynamaya başlayınca indirip 10 dakika kadar demlenmesini bekleyin, süzün. Bundan günde 2-3 çay bardağı içiniz.

    Kanser

    Bir su bardağı süzme bala, iyice ezilmiş iki tatlı kaşığı ısırgan tohumu karıştırılır. Hasta bundan, günde 3 tatlı kaşığı yemeli ve buna 1-2 ay devam etmelidir. Prostat kanserinin dışında bu usulün zararlı olduğu söylentisi de var.

    Kansızlık

     Havuç vücudun çabuk kan yapmasına yardım eder. Günde üç öğün bir çay bardağı havuç suyu içilmelidir. Suyu çıkarılamıyorsa ince rende ile rendelenip yenilmelidir.

    Taze bezelye kansızlığa çok fayda verir, hafif ateşte pişirilmelidir.

    Erik de kan yapımına yardımcıdır,kalbin kuvvetlenmesine yarar.

    Karaciğer ve safra Rahatsızlıkları

    Karaciğerin en iyi dostu baldır. Bal, pekmez veya erik yemek bu organın sağlığa kavuşmasını sağlar; kendi kendini tamir etmesine yardım eder.

    Havuç da, bilhassa enginarla birlikte karaciğerin en iyi ilacıdır.

    Taze enginarın bulunmadığı mevsimler için alttaki iri yaprakları yıkanmadan gölgede kurutulur; ufalanarak bir kutuya konur. Gerektiğinde, bir fincan kaynar suya yarım kahve kaşığı bu malzemeden koyup 10 dakika bekletilerek süzülür ve yemeklerden bir saat önce içilir.

    Roka, patlıcan, elma ve kereviz de karaciğer için çok faydalıdır.

    Turp ve domates ise safra taşını eritir, döker yeniden teşekkülünü önler.

    Aç karnına sabahları zeytinyağı içmek de bu uzvumuza fayda verir.

    Üzüntü, bu organlara zararlıdır. Safra akışını azaltır.

    Kantaron, at kuyruğu, çentiyane, hindiba bitkilerinden bulabildiklerinizi çay gibi demleyip içiniz. Sertleşmeye karşı, bilhassa farekulağı bitkisel çayı iyidir.

    Pastırma, sucuk, kahve, çay, kakao, çikolata, yumurta YASAK’tır.

    Kaşıntı

    Domatesin tazesinden elde edilmiş suyu ile kaşınan kısım ovulursa geçer.

    Böcekten oluyor ise temizliğe son derece dikkat etmeli; yıkadıktan sonra kaşınan yer iyi kurulanmalıdır.Kaşınan yerler sıcakça bir su ile yıkanırsa, kaşıntıyı alır.

    Deterjan yerine sabun kullanılmalıdır.

    Biberiye kremi kullanıp şahtere çayı içiniz.

    Kıl Kurdu

    En etkili çare sarımsaktır.Bol bol yemeli ayrıca 4-5 sarımsak 1,5 kaşık zeytinyağında iyice ezilip akşamları dıştan tüm karına sürülmeli.Bunlara 5-6  gün devam edilmelidir.

    Papatya çayı içilmeli.

    Kireçlenme

    Vücudumuzun herhangi bir yerinde kireçlenme zuhur ettiğinde turp ile havucu rendeleyip karıştırarak yemekler esnasında bol bol yemelidir.

    Kireçlenmeyi oluşturan tulum peyniri, kaşar peyniri gibi durmuş peynirler olduğu için bunları yemeyi de derhal terk etmek lazımdır.

    Krampların Sebebiyet Verdiği Atak Ağrısı

    Eğrelti otu kaynatılır.Elde edilen mayi ile ayaklar yıkanır.Bu ameliyeye birkaç hafta devam edilir.

    Mesane Rahatsızlıkları

    3-4 litre kadar suya 2 avuç atkuyruğu bitkisi atıp 5 dakika kadar kaynatın ve süzerek oturarak yeri banyosu yapınınız.

    Mide Rahatsızlıkları

    Midenin sindirim sisteminin, hafta bütün organlarınızın sağlıklı kalabilmesi için çok önemli bir husus vardır : ACIKMADAN SOFRAYA OTURMAMAK ve DOYMADAN SOFRADAN KALKMAK.

    Mide tembelliğini önlemek için 1 dilim pişkin ekmek üzerine 1 kahve kaşığı sumak ve 1 kahve kaşığı kimyon konup yenir.

    1 çay bardağı sıcak suya 1 kahve kaşığı kekik konur.10 dakika demlendikten sonra içilir.Her yemekten sonra tekrarlanır.

    Ceviz, badem, elma, portakal, kızılcık, vişne, nar.Gül reçeli, sarımsak, soğan, maydanoz, dereotu, aç karnına turp yemek; yemeklerin üzerine karabiber, kimyon serpmek, hamur işlerini sarımsaklı yoğurtla yemek faydalıdır.

    Nezle

    İki soğan ve üç diş sarımsak soyulup ince kıyıldıktan sonra bir bardak çiğ süte konarak15 dakika kaynatılmalı, yarım saat bekletilmeli ve bir miktar bal katılmalı her saat sıcak olarak bundan bir kahve kaşığı içilmelidir.Nezleyi geçirdiği gibi öksürüğe de iyi gelir.

    Şalgam suyu balla tatlandırılıp sıcak içildiğinde nezle ve bronşite iyi gelir.

    Peklik

    Sebeplerin başında safra kesesi rahatsızlıkları geldiği için, böyle bir rahatsızlık var ise önce o halledilmelidir.

    Karın hareketleri(19) yapılmalı; kepekli ekmek, marul, turp, domates, mevsimine göre mevcut sebze ve meyvalardan bol yenmelidir.Kepekli ekmek barsakları çalıştırır ve kuvvetlendirir.Bulgur, yulaf ezmesi, buğday çimi, un kepeği devamlı kullanılmalıdır (Yulaf yazın kullanılmaz).

    Çok oturmamalı, yürümeli ve hareketli olmalıdır.

    Erik, portakal, sebze, meyva yemeli.Sabahları aç karnına, içine limon sıkarak, 1 yemek kaşığı zeytinyağı içilmeli(ayda 8-10 günden fazla kullanılmalı).

    Sofranızda bol soğan ve soğanlı yemekler bulundurunuz.Günde 3 diş de sarımsak.

    Bir su bardağı sıcak suya 1 tatlı kaşığı ebegümeci ve 1/3 kahve kaşığı döğülmüş eşekhıyarı kökü koyup 10 dakika sonra süzüp içiniz.

    Prostat, Mesane Hastalıkları ve İktidarsızlık

    Soğan prostatı normal çalıştırarak onun bozulmasını önler.Kurusunu veya tazesini günde yeyiniz.

    Kabağın her çeşidi, kabak çekirdeğinin çiği(günde bir fincanı geçmemek üzere) kereviz ve buğday çimi yenilmelidir.Kerevizin tohumu veya yaprağı,mısır püskülü, çam sürgünü, mazı yaprağı ile kaynatılıp içilmelidir.

    Yemek tuzunun magnezyum klorürlüsü kullanılmalı, arıların bal yaptığı şifalı çiçek tozu (Polen) den de günde bir çay kaşığı yemeklerden 10-15 dakika önce alınmalıdır.

    Taze tuzsuz peynir, süt kesiği, A vitamini alınmalıdır; ya da içerisinde çinko da bulunan bir hap şayan-ı tercihtir.

    Rahim İltihabı

    Vücudun mukavemetini artırmak için bol çiğ sebze ve meyve yenmeli, yorulmamalı yatakta dinlenmeli, mesane üzerine soğuk su lastiği koymalı. İki günde bir, kasıklara soğuk su ile ıslatılmış havlu YARIM DAKİKA süre ile sarılmalı. Akşamları yatmadan önce ayaklar 3 dakika soğuk suya sokulmalı sonra kurulanıp yatmalı.

    Bir leğende hazırlanacak, ılık kekikli suya akşamları 3 dakika oturup kalkmalı.

    Üç öğün yemek üzerine, 15 dakika kaynatıp 20 dakika demlenerek hazırlanan civan perçemi çayından birer su bardağı içilmeli.

    Hergün öğleyin bakır ve mangan tuzu alınmalı (mesela bir SUPRADYN hapı)

    Beslenme: Sarımsak, karaciğer, maydanoz, buğday çimi, soğan, taze fasulye, nohut, mercimek, yürek, yulaf ezmesi, kuru fasulye, tere, turp, pırasa, muşmula, fındık.

    Yasaklar: Sigara, pastırma, sucuk, kaşar ve tulum peynirleri.

    Romatizma

     Birinci gün bir arı, ikinci gün iki arı vs.olmak üzere bardağa kapatılan arılara romatizmalı yer sokturulur. Çok faydalı olan bu usul herkes tarafından kolay tatbik edilemez; bu halde şunları tavsiye ediyoruz:

    İki ölçü ince tuz, bir ölçü dövülmüş hardalla karıştırılıp üzerine bir merhem kıvamına gelinceye kadar azar azar zeytinyağı konur ve karıştırılır. Bu karışım bir gün bekletildikten sonra geceleri yatarken hasta kısımlar bununla ovulur. Sabahleyin ılık su ile yıkanır.

    Zamanla ağrı geçer ve varsa şişlik kaybolur. Bu merhem ellere de yumuşaklık ve canlılık verir.

    Yukarıda anlatılanlar dışarıdan tatbik edilirken bir litre suya bir yemek kaşığı mısır püskülü konarak hazırlanan çay balla tatlandırılarak içilmelidir.

    Kereviz yaprağı ile hazırlanan çay da faydalıdır.

    Lahana yapraklarını bir ütü ile ısıtıp, gece yatarken ağrıyan yere bağlayınız.

    Romatizmalılara ıspanak ve pazı yasaktır. Soğan faydalıdır.

    Saçların bakımı

    25 yaşını geçmiş bir şahsın başından günde 40 dan az saç teli düşüyorsa endişe edilecek bir durum yoktur. Fakat 40’ı geçiyorsa saç kökleri hasta demektir. Bu hallerde:

    1. Bir litre suya 5 tatlı kaşığı çöven yaprağını ve çiçeğini koyarak kaynatın. Başınızı yıkarken son suyuna bunu katın, nihayet.

    2. bir litre su içersine bir limon sıkarak hazırladığınız karışımla da iyice kurulayın.

    Saç dökülmesi

    Şayet henüz saçlarımızın tümünü yitirmemişsek, onları korumaya şu tedbirlerle başlamalıyız:

    Alkol ve sigaradan son derece kaçınıp, B vitaminleri ihtiva eden buğday çimi, bira mayası, lahana, havuç, çiçek tozu (Polen),  yumurta, beyaz peynir, ceviz, fındık, kuru erik, kuru üzüm, koyun ciğeri gibi gıdaları yiyeceklerinizin arasına alınız.

    Isırganın suyunu çıkarıp içersine birkaç damla öküz gözü otu tentürü katarak elde etiğimiz sıvı ile saç diplerini ovunuz. Bunu yapamaz iseniz. Bir çay bardağı sıcak suya üç tatlı kaşığı kuru ısırgan koyarak demlenmesini bekleyin; bunun suyu ile saç diplerini ovunuz.

    Sara

    Ökse otunun yaprakları gölgede kurutulduktan sonra dövülerek toz haline getirilir. Hasta şahız aç karnına günde bu tozdan 3-4 kahve kaşığı ağzına alır ve üzerine bir çay bardağı ılık su içer. Buna devamla kriz azalır ve zamanla tamamen geçer.

    Siğilleri yok etmek için

    Sağlıklı ve dengeli beslenme kaidelerine çok dikkat ediniz.

    Siğillerin üzerine kırlangıç otu özsuyu sürünüz. Bu ot zehirli olduğu için çocuklardan uzak tutunuz.

    Sinir krizleri, beyin yorgunluğu, sürmenaj

    Semizotu sinir krizlerini, beyin yorgunluğunu ve uykusuzluğu giderir.

    Marul da sinirleri teskin eder, uyuyamayanlara, asabı bozuk olanlara çok fayda verir.

    Enginar beyin ve ruhi yorgunluğa, sinir zafiyetini sürmenajı çabuk iyiliğe kavuşturur.

    Bir su bardağı kadar suya 1 tatlı kaşığı içlenmiş ayçiçeği çekirdeğini ezere koyduktan sonra, buna bir tatlı kaşığı da kuru yaprağını koyunuz. Yarım saat orta ateşte kaynatıp süzünüz. Bal ile tatlandırarak yatarken içiniz.

    Kereviz de çok iyi bir sinir ilacıdır.

    Şeker hastalığı

    Hasta, taze fasulye, salatalık ve bol soğan yemeklidir. Rafine gıdalardan kaçınmalı, buğday çimi ve bira mayasına devam etmeli, civan perçemi çayı içmelidir.

    Şen olmaya gayret etmelidir.

    Tansiyon

    İki baş sarımsağı ezip bir bardak su ve 100 gr. Bal veya şekerle karıştırın. Günde iki çorba kaşığı içiniz:

    İki litre suya üç baş sarımsağı doğrayıp suyu ile günde iki kez el ve ayak banyosu yapınız.

    Yaşlılık meseleleri

    (Andropoz: Erkeklerin 50-55 yaşlarından sonra çıkan problemleri)

    Buğday çimi yeyip, bira mayası ve yulaf ezmesi çayı içiniz.

    10 tane limonu sıkın, bunun içine ezdiğiniz 10 baş sarımsağı ve bir demet maydanozu katın. Öğle yemeklerinden önce 1 çorba kaşığı için.

    1 su bardağı kaynar suya

    1 çay kaşığı lavanta

    1 çay kaşığı adaçayı

    1 çay kaşığı civanperçemi

    4 çay kaşığı nane

    koyarak demleyin sabah ve akşam birer fincan için.

    Ayrıca vücudumuzun bütün çabalarına rağmen, dışarıya tamamını atamadığı zararlı kalıntıları atabilmesi için ona yardımcı olmalıyız.

    Sonsöz

    Dr.Haluk Nur BAKİ isimli kitabında alkolden bahsederken mide hakkında şunları söylemektedir:
    Muhterem okuyucu, görüldüğü gibi İslamiyet asırlarca önce DERTLERİN EVİ MİDEDİR derken ne kadar haklıdır! Şu halde abur-cubur, olur olmaz zamanda ve ölçüsüz yeyip-içmek  bütün sağlığımızı bozan sebeplerin başında gelmektedir.

    Mezkür doktor çok yemenin metabolizma hastalıklarının menşei olduğunu, insanı pankreas iflasına dolayısıyla şeker hastalığına götürdüğünü hazım ve kalp hastalıklarının bununla vahimleştiğini zikretmektedir.

    Bazı maddi yanlış davranışların insanın sağlığını bozması gibi, ihtiras ve gurur gibi manevi hastalıkların da hipofiz bezinin çalışmasına ayak uyduramayacak bir noktaya bedeni sürüklediği, böylece daha bazı sebeplerin eşliğinde KANSERE yol açtığı anlaşılmaktadır. Şu halde insanın dini emirlere uymaya çalışması, sadece ahireti için değil aynı zamanda dünyadaki hayatı için de zaruridir. Yüce Rabbimiz, maddi ve manevi hastalıkları gerektiği gibi tedaviye muvaffak olarak ilahi rızaya uygun davranışlara erişen kulları arasına katılma gayreti versin bizlere. AMİN.

    Kaynakça:

    • Prof.Dr. A.Nihat Eskioğlu

    Nebatların Şifası

    1990

    • Dr. M. Göbelek

    Gıdalarımız ve Sağlığımız

    1986

    • M.Z.Kotku

    Yemek Adabı

    1982

    • A. Gürbüz

    Şifalı Nebatlar

    1982

    • A. Yalçın

    Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi

    1982

    • S. Kutup

    Fizilalil Kuran

    1974



     
    İlgili Bağlantılar

    En çok okunan haber:
    Şifalı Bitkiler


    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 4.41
    Toplam Oy: 589


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler

    Yazdırılabilir Sayfa  Yazdırılabilir Sayfa

    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    August 10